Sayı | Ausgabe: 214 (14.08.2019)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 17.09.2019


Emperyalizmin söndürdüğü ocakları, dağıttığı hayatları, mutsuzluğu, umutsuzluğu ve yaşanan kaosu gözümün önüne getiriyorum. Bencillik, görgüsüzlük ve güvensizlik at başı gidiyor. İslam coğrafyası adeta kaosun yaşam alanları... Milyonlar bir taraftan, öbür tarafa savuruluyor çaresizce... Oysa insan ömrü, ömrüne yoldaş olsa, ocaklar söndürülmese. Güzelim dünya hepimize yetiyor aslında. Bu kudurmuşluk niye? Sağımız bela, solumuz bela, arkamız bela, önümüz bela... Velhasıl ömrümüz bela...Cehaletin dibeği arşa çıkmış. Körlük ve vurdum duymazlık gırla gidiyor. Bir yanda ayakta kalabilme uğraşı... Bir yanda binbir türlü olumsuzluklar... haksızlıklar... iki yüzlülükler...Kibirlilik, ben bilirimcilik ayyuka çıkmış, baş tacı edilmiş. Yalakalık tavan yapmış. Kaprisin kucağında oyuncak olmuş insanlık...İyiliğin tavsiye edilmediği, kötülüklerin engellenemediği zor bir dönemeçten geçiyoruz. Sahtekârlar, yalancı-takiyyeci kişilikler itibar görür, onurlu ve düzgün insanlar yalanlanır acımasızca. Varsıl ile yoksul arasındaki derin uçurum hayli fazla. Böylesi bir ortamda toplum çıkarlarına açık bir yol bulabilmemiz olanaksız hale gelir.“Bir amacım yok. Kendi yasama göre yaşıyor, karnımı doyurmak için pek az; kafamı, gönlümü doyurmak içinse çok şey istiyorum. Edebiyatı ve güzel sanatları sevmek, dünyanın güzelliklerinden yararlanmak, insanı ezenler arasına katmamak, dolayısıyla maddi açıdan en azla yetinmek; haksızlık etmeden, kardeşçe yaşamak, iyi bir dost bulup sevmek, çevresine elinden geldiğince iyilik etmektir önemli olan.” (Panait Istrati)Başka ne isteyebiliriz ki? Ama anlayana...Dünyada yaşanan olumsuz gelişmelerin yansımalarını Avusturya'da görebiliyoruz. Avusturya 25-30 yıl önceki Avusturya değil artık. İşsizlik sorunu çözülemiyor. Toplumda gözle görülür bir huzursuzluk gözlemleniyor. Fazla göç alması, yaşanan kargaşa ülke insanını tedirgin ediyor. Ekim’deki parlamento seçimleri sonrası dengeler değişebilir.Bunlar, kısaca beni meşgul  eden sorunlar... Bir yıllık ağır iş yükü sarmalından sonra, kısa bir tatil yapmalıyım. Dünyanın en güzel bir adasından davet var. Güneşin sofrasında, dostların arasında olacağım.
“Kafamı çıkarıp dolaba kilitlesemBir haftalığınaKaranlığına boş bir dolabın.Omuzlarıma bir çınar diksemKafamın yerineUyusam gölgesinde bir haftalığına...(Nazım Hıkmet Ran)
Herşeye karşın tatil diyorum ve bunu hak ettiğimi sanıyorum. Dönüşte izlenimlerimi sizlerle paylaşacağım.Esen kalın... Sevgiyle kalın... İyi tatiller.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren