Sayı | Ausgabe: 211 (21.05.2019)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 18.06.2019

25.04.2018

“Herkes düşüncelerinde yanılabilir, ama aptallar bir türlü düşüncelerinden ayılamazlar.” (Çiçero) Düşünmeyen, algılamayan, sorgulamayan bir toplumda keriz aramaya gerek yoktur. Haddinden fazla keriz barındırır içinde. 25 yaşındaki bir tosuncuk Çiftlikbank'ı kuruyor, milyonları uçuruyor kerizlerin sayesinde... Bu kaçıncı “keriz” vakası?“Herkes düşüncelerinde yanılabilir, ama aptallar bir türlü düşüncelerinden ayılamazlar.” (Çiçero) Düşünmeyen, algılamayan, sorgulamayan bir toplumda keriz aramaya gerek yoktur. Haddinden fazla keriz barındırır içinde. 25 yaşındaki bir tosuncuk Çiftlikbank'ı kuruyor, milyonları uçuruyor kerizlerin sayesinde... Bu kaçıncı “keriz” vakası?Kişilerin, bazı eylemleri neden veya niçin yaptıklarını gözlemlediğimizde, bu kişilerintoplum içinde nerede yer aldıklarına bakarız. Yetişme önemlidir. Uygar toplum içinde yetişen bir bireyle, dogmalara inanmış bir toplum içinde yetişen diğer birey arasında dünyalar kadar fark vardır. Yeni bin yıla giren evrende, bilim düşmanlarının ve fırsatçılarının önümüze koydukları savları son derece şaşırtıcı ve de düşündürücü. Bir kere, gerçeğe aykırı. Binlerce yıldır insanlık tarihinin bin bir emek harcayarak günümüze taşıdığı toplumsal, kültürel ve bilimsel kazanımlar birileri tarafından hiçe sayılıyor. Dogmaların sınanan bir tarafı yoktur. Seni aforoz ederler. Ama bilim sınanır.Günümüzün uygar toplumuna gelene kadar bilimsel düşünce zorlu evrelerden geçerek, bugünlere gelebilmiştir. Ama, bedeller ödeyerek... Bilim ve düşün insanları tarihinhemen her döneminde egemenlerin zorluklarıyla karşılaşmışlardır. Çağdaş ilerlemeler baskıyla, şiddetle karşılaşır. Ama; acılara rağmen sarsılmaz bir nefes alır. Evren, güzel insanların omuzlarında güç-bela ayakta durabilmektedir.Bilimsel veriler, bilgiler eleştirilir ve de sürekli değişim ve ilerleme gösterir. Tüm insanlık bunun nimetlerinden yararlanır. Ya dogmalar? Dogma düşünce yapısının irdelenmesi ya da sınanması olanaksızdır, çarpılırsın. Dogma düşünce yapısından yola çıkarak, bilimsel kanıtlara ulaşmak düş görmektir, havanda su dövmektir. Ama, bilimsel düşüncenin yarattıklarından hepimiz yararlanırız keyifle... Bilgisayarımız, dokunmatik telefonumuz, 4x4 lüks ciplerimiz gözler yolumuzu.Nasıl bir evrende yaşıyoruz? Yaşadığımız çağın anlam ve önemi nedir? Modern bir dünyada yaşamaktayız. Gökten zembille inmedi bu uygarlık. Uygarlığın, insanlığın hizmetine sunulmasını asıl nedeni nedir? Temel ölçütü, nesnel olguları kabullenmekten geçer. Dini dogmalar bilimsel gelişmelerin sürekli engelleyicisi olmuştur. Açık bilgi kuramının uçsuz-bucaksız bilgileri teknolojiye hizmet eder. Yeni teknolojiler, sayısız ürünlerin yaratıcısı olurlar. Yaşantımız kolaylaşır, davranış biçimlerimiz daha da güzelleşir,zenginleşir... Çağdaş yaşam, bilgilerin en yenilerini yaşamına dahil eder. Yaşam, sürekli devinim kazanır. Dogmalarla yatıp kalkan toplumlar, yaşamayı beceremezler. Özgüvenleri yoktur, bilgi birikimleri yoktur. İtelenmeyi, kakalanmayı ve de güdülmeyi bilirler ancak. Açıkçası emir kuludurlar. Böylesi bir toplumu idare edenler, uyanmayı ya da uyandırılmayı asla istemezler. Saltanat çok tatlıdır, çok...Araştırmayan, sorgulamayan toplumlar, dogmaların esiri olurlar ve cahillerce yönetilirler. Bu çoğrafyalarda yaşayan insanlığın yüzü bir türlü gülmez, gönenç yüzü göremezler.Oysa; üreten, düşünen, okuyan, soran, sorgulayan toplumlar güçlü ve kalkınmış ülkeler inşa ederler. Bilim farkı...“En iyi fertler, kendinden ziyade mensup olduğu toplumu düşünen, onun varlığını ve mutluluğunun korunmasına hayatını veren insanlardır.” Mustafa Kemal ATATÜRK

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren