Sayı | Ausgabe: 208 (27.02.2019)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 28.03.2019

28.08.2018

 

Sosyal bellek ile, Orta Asya bozkırlarından Anadolu'ya taşınan ezgileri bizlerle buluşturmuştur. O, kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimize sahiplenmeyi görev bilmiştir. O'nun eserleri insana yaşama sevinci vermiştir. Altaylar'dan, Toroslar'a Türk ezgileridir bizlere sundukları. Yörük-Türkmen kültürünün son temsilcilerindendi. Sosyal bellek ile, Orta Asya bozkırlarından Anadolu'ya taşınan ezgileri bizlerle buluşturmuştur. O, kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimize sahiplenmeyi görev bilmiştir. O'nun eserleri insana yaşama sevinci vermiştir. Altaylar'dan, Toroslar'a Türk ezgileridir bizlere sundukları. Yörük-Türkmen kültürünün son temsilcilerindendi. Hayri DEV, Denizli-Çameli-Gökçeyaka Köyü'nde dünyaya gelen bir Türkmen'dir. UNESCO tarafından “Yaşayan Kültür Mirası” olarak kabul edilmştir. Türkiye'de üç telli kopuz diyebileceğimiz “cura” sazının ve “çam düdüğü”nün en önemli seslendirme ustasıdır. Unutulmaya yüz tutmuş “şelpe” tekniği, Hayri Dev ile yaşam bulmuştur.Bir dağ köyünde bozulmamış bir geleneğin son temsilcisiydi. Çocukluğu ile birlikte büyütmüştür yeteneklerini... Yörük-Türkmen kültürünün en önemli kilometre taşlarındandı. Bir efsane... Bu toprakların en büyük ve en önemli Şaman Ozanı'dır.
Kâh imgelerimizin baş köşesi,Kâh yarenliklerin daim adresi,Ve sevgiyi ışıkla yoğuran,Ve yiğidin harman olduğu,Yaylaların sevda yüklü tepeleri...Türküler söylenir, oyunlar oynanır.Kim bilir?Belki de bin yıllık ses kayıdıdır izlenen...
Hayri Dev, sevgiye ve muhabbede susamışlığın daim adresiydi. Küçük yaşlarda müzikle tanışır. Okul yüzü görmez. Çoban çocuğudur. Ama, arkadaşından öğrenir okumayı-yazmayı. Cura ile tanışması o yaşlarda olur. Masıt Kırığı (Köyün eski adı) denilen dokuz-sekizlik yöresel ezgileri çalan ve söyleyen usta olur. Ünü, Denizli, Aydın, Muğla, Uşak, Manisa, İzmir, Balıkesir, Antalya, Burdur, Isparta, Mersin yörelerine ulaşır. Toroslar onunla şenlenir... “Hayri Dev, adeta bir büyücü gibi ayakları yerden kesilmiş, dal gibi, fidan gibi, yaprak gibi genç yaşlı demeden herkesi saman yolu gibi etrafına diziyor. Sanki sonu gelmesi istenmeyen bir Şaman ayini başlıyor, dakikalarca süren ama sonsuzmuş gibi gelen Hayri Dev, İç Ege dağlarında davul yerine üç telli çalan bir Şaman'dı. Belki de o güne kadar birbirini hiç görmemiş olan her gövde, her el-ayak aynı anda güneşin etrafındaki yıldızlar gibi dönüyor. Göllere inen turnalar gibi, dağlardan süzülen şahinler gibi, ışığa koşan pervaneler gibi, herkes çakır gözlü bu küçük dev adamın, sihirli küçük ellerinden yayılan melodiyle sonsuza karışıyor.” (Yusuf Yavuz)En son bulunduğum Moğolistan'dan da curanın bir benzeri vardı. Şölenlerde hep bu kopuz çalınır. Ortaya ateş yakılır. Ateşin etrafına düzenli bir biçimde oturulur. Sesi güzel olan kişi ya da gruplar ezgilerini söylerler. Ezgilerin ritmine kapılan konuklar, müzik eşliğinde dans ederler. Oynanan oyunların, Hayrı Dev'in oyunlarına olan benzerliği dikkat çekiciydi.Tedavi gördüğü Denizli Pamukkale Üniversitesi'nde 85 yaşında yaşama veda etti. (18 Temmuz 2018) Defin öncesi gazetecilere açıklamada bulunan oğlu Zafer Dev “Bugün Türkiye büyük bir sanatçı ve ustayı kaybetti. Üzgününz hepimiz. Babam ilerleyen yaşına rağmen sazı bırakmadı. Biz de babamın mirasını devam ettireceğiz. Babamın son günlerinde beraberdik. Kalp yetmezliği vardı. Babam son gecesinde 2-3 tane türkü söyledi torunlarına. Baba sen hastasın, türkü söyleme dedim. Ama dayanamadı, yine söyledi. Söyleye, söyleye öldü gitti.”Hayri Dev, cura ve çam düdüğü ile bülbüllere dem tutmuştur. Bülbüller öksüz şimdilerde. O çok sevdiği Özay Gönlüm'ün yanında artık. Güle... güle... koca yürekli küçük DEV adam. Güle... güle...gül yüzlü, gök gönüllü, Ege Dağları'nın alçak gönüllü Şaman'ı.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren