Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020

Laktoz intoleransı, sütte bulunan laktoz şekerinin sindirilememesini ifade ediyor. Özellikle ince bağırsakta salgılanan laktaz enziminin eksikliğine bağlı olarak oluşuyor. Bu enzim, süt şekeri olarak adlandırılan laktozu parçalayarak glikoz ve galaktoza ayırıyor, daha sonra bağırsaktan emilim gerçekleşiyor.Laktoz intoleransı, sütte bulunan laktoz şekerinin sindirilememesini ifade ediyor. Özellikle ince bağırsakta salgılanan laktaz enziminin eksikliğine bağlı olarak oluşuyor. Bu enzim, süt şekeri olarak adlandırılan laktozu parçalayarak glikoz ve galaktoza ayırıyor, daha sonra bağırsaktan emilim gerçekleşiyor.İnek sütüne olan intolerans ile laktoz intoleransı, belirtilerinin aynı olması nedeniyle birbirine karıştırılabiliyor. Laktoz intoleransı sindirim sisteminde, inek sütü intoleransı ise bağışıklık sisteminde olan bir problemdir. Laktoz intoleransı neden ortaya çıkıyor?Laktaz adı verilen ve süt şekeri olan laktozun parçalanarak sindirilmesini sağlayan enzimin, ince bağırsakta üretilmemesi ile ortaya çıkıyor. Laktaz enzimi doğum sırasında en yüksek seviyede olmakla birlikte iki yaşından sonra bu enzimin aktivitesi düşmeye başlıyor ve laktoz intoleransının görülme riski artıyor. Laktoz intoleransı olanlar; doğuştan, bağırsak duvarı hasarına bağlı ya da ince bağırsağın bir kısmının alınmasına bağlı olarak bu hastalığa yakalanmış olabiliyor. Kullanılan süt ürününün miktarı ve çeşidi, laktoz intoleransının belirtisini ve klinik bulgusunu değiştiriyor. Burada laktaz enzim aktivitesinin durumu önem taşıyor. Eğer çok düşük olmayan laktaz enzimi var ise kişiler süt ürünlerini daha kolay hazmedebiliyor. Özellikle yoğurt, fermente süt ürünü olması nedeni ile bu kişilerin daha rahat tüketebileceği bir besin... Bireyde laktaz enzimi aktivitesi yoksa veya çok düşük seviyede ise tüketilen süt ürünü içerisindeki laktoz, sıvı-elektrolit dengesinin bozulmasına neden oluyor. Bu durumda kişide gaz, bulantı, şişkinlik, ishal ve kramp gibi durumlar görülüyor. Yakınmalar genellikle besin tüketildikten 30 dakika ile iki saat sonrasında başlıyor. Laktoz intoleransı sindirim sisteminde bulunan laktaz enzimi aktivitesinin yeterli düzeyde olmaması nedeni ile ortaya çıkan bir hastalık olmakla birlikte her yaşta görülebiliyor.Laktoz intoleransı dikkate alınmadığı durumlarda ciddi sağlık problemleri baş gösteriyor. Özellikle çocuklarda kolite neden olurken, yetişkinlerde Chron hastalığı baş gösterebiliyor.Laktoz intoleransı üç aşamada inceleniyor. Primer laktoz intoleransı (Doğumsal): Yeni doğan bebeklerde anne sütünün alınmasını takiben, sulu dışkı, kusma ve vücuttan sıvı kaybının gerçekleşmesi anlamına geliyor. Genelde sulu ve köpüklü dışkı gözleniyor. Bu durumda doktora başvurulması, en kısa zamanda süt ve süt ürünlerinin diyetten çıkarılması gerekiyor. Geç başlangıçlı hipolaktazi: Genellikle kalıtsal olan ve sık görülen bu problem, üç-altı yaş arasında laktoz alımının ardından, sekiz saat içinde ishal, gaz, kramp şeklinde karın ağrıları ile kendini gösteriyor. Bu belirtilerin yüzde 30-80’inin laktoz intoleransından kaynaklanabileceği bildiriliyor. Hastalar laktozu fermente ürünlerle yani yoğurt, sert peynir olarak tüketebiliyor. Sekonder laktoz intoleransı: Özellikle iki yaş altı çocuklarda en sık görülen emilim bozukluğu… Genel olarak bağırsak ağrısı çeken bireyler, süt ve süt ürünlerini beslenme programından çıkarıyor. Kişiye özel hazırlanan bu diyette, kısıtlamalar ve esnetmeler yapılabiliyor. Tanı nasıl konuluyor? Sadece karın ağrısı, şişkinlik, ishal, kramp gibi belirtiler laktoz intoleransı tanısı konması için yeterli olmuyor çünkü birçok bağırsak probleminin belirtileri birbirine benziyor. Laktoz intoleransının olup olmadığını anlamak için ilk olarak inek sütü diyetten çıkarılıyor. Eğer problem ortadan kalkmışsa kişinin inek sütüne karşı intoleransı olduğu saptanıyor. Kişinin sıkıntısı hala devam ediyorsa bazı testler yapılıyor.Laktoz tolerans testi: Kişiye laktoz içeren bir sıvı veriliyor ve iki saatte bir kan şekeri ölçülerek laktozun ne miktarda sindirildiği anlaşılıyor. Eğer kan şekeri yükselmemişse laktozun sindirilemediği anlaşılıyor. Bu test ilk altı aylık dönemdeki bebeklerde uygulanmıyor.Hidrojen nefes testi: Kişiye bu testte de laktoz yüklü bir sıvı içiriliyor. Nefeste hidrojen testi yapılıyor. Eğer kişinin nefesindeki hidrojen miktarı artıyorsa bu, laktoz intoleransının göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu test ilk altı aylık dönemdeki bebeklerde uygulanmıyor.Gaita asidite testi: Bebek ve çocukların dışkısındaki asit miktarını ölçmek için kullanılıyor. İnce bağırsakta sindirilmesi gereken laktoz, sindirilmediğinde dışkıda glikoz örneği saptanıyor. Bu kişiler hangi gıdaları tüketemez?Sütlü domates çorbası, hazır çorbalarBisküvi, kraker, çikolata, gofret vbMargarin, tereyağı, kaymak, kremaSüt ve türevlerinin girdiği kek, kurabiye, pasta vbSütlü tatlılar (muhallebi, sütlaç, sütlü puding vb)Yağ içeriği yüksek besinlerYağda kızartma ve kavurmalarSütlü sos ve pürelerLaktoz içeren diş macunlarıİçeriği bilinmeyen her türlü besinLaktoz intoleransı geçici bir rahatsızlık olmaması nedeni ile bireylerin yaşamları boyunca besinleri dikkatli tüketmesi gerekiyor. Uygun beslenme tarzını yaşam biçimi haline getirmeleri önem taşıyor. Yetişkinlerde bunu sağlamak daha kolayken, çocuklarda çok daha zor oluyor. Özellikle çocuklara bu konuda daha ciddi eğitimler vermek ve hastalığın ciddiyetini anlatmak gerekiyor…Bu kişiler tüketemeyecekleri gıdaların yerini nasıl doldurabilir?Gıda sanayisinin gelişmesi ile birlikte bazı rahatsızlığı olan bireylere çok fazla alternatif sunulabiliyor. Laktoz intoleransı olan bireyler, laktozsuz sütleri içebiliyor. Bu kişiler ayrıca yoğurdu daha rahat sindirebiliyor çünkü yoğurt yapılırken sütün içerisinde bulunan laktozun yüzde 70’i parçalanıyor. Diğer bir alternatif ise 90 gün beklemiş peynir tüketmek. 90 gün bekleyen peynirin içerisindeki laktoz, laktik aside dönüşüyor ve daha rahat sindiriliyor. Özellikle kalsiyum içeriği yüksek olan süt ve süt ürünlerinin diyetten kısmi veya tamamen çıkarılması nedeni ile bireylerde kalsiyum eksikliği gözlenebiliyor. Bu durumda kemik ve dişler başta olmak üzere sinir sistemi ve bağışıklık sisteminde ciddi problemler yaşanabiliyor.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren