Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020

15.10.2019

Dalak, karnın sol üst kadranında yerleşmiş ve 8-11. kaburga kemikleri ile örtülmüş olan uzun yassı biçimli ve kırmızı bir organdır. Diyaframın altında yapışık biçimde yerleşmiştir, midenin ise arkasında konumlanır. Oldukça hassas yapıda bir organdır, direkt darbelerle kolayca tahrip olabilir, kaburga kemikleri sayesinde korunur.Dalak, karnın sol üst kadranında yerleşmiş ve 8-11. kaburga kemikleri ile örtülmüş olan uzun yassı biçimli ve kırmızı bir organdır. Diyaframın altında yapışık biçimde yerleşmiştir, midenin ise arkasında konumlanır. Oldukça hassas yapıda bir organdır, direkt darbelerle kolayca tahrip olabilir, kaburga kemikleri sayesinde korunur.
Dalak dokusu(parankimi), iki ayrı kısımdan oluşur. Birinci kısım kırmızı pulpa olup, geniş, dallı ve ince duvarlı damar sinüsleri ve sinüzoidlerinden oluşmuştur. İkinci kısım, beyaz pulpa olup, lenfosit, plazma hücreleri ve makrofaj gibi savunma sistemi hücreleri içerir. Marjinal zon ise bu iki pulpayı ayıran damarlardan oluşmuş aralıktır. Hematolojik (dolaşım) ve immunolojik (savunma) sistemler ile ilgili çok önemli işlevleri bulunan dalak bolca kan ihtiva eder.
Dalağın işlevleri nelerdir?
Kanı mikroorganizmalardan temizler: Kanda bulunan mikroorganizmalar, atardamar vasıtasıyla dalağa ulaşır. Dalak kendisine gelen mikroorganizmaları parçalar, yutar veya etkisiz hale getirir. Dalakta bulunan makrofaj ve histiositler, kanı mikroorganizma ve yabancı antijenlerden temizlemekle görevlidirler.
Eritrosit (alyuvar) üretiminden/yıkımından sorumludur: Anne karnındaki embriyoda kana kırmızı rengini veren alyuvar hücrelerinin üretimi dalakta yapılır. Yetişkin bir bireyde ise bu görevi kemik iliği üstlenmiştir. Ancak herhangi bir nedenle kemik iliği alyuvar üretemezse dalak bu görevi tekrar üstlenebilir. Yaşlanan, şekli deforme olan ya da işlevini yapamaz duruma gelen alyuvarlarını yıkmak ise, yine dalağın görevidir.
Akyuvar üretiminden/yıkımından sorumludur: Vücüdun savunma sisteminin kilit elemanları olan akyuvarların bir kısmı da dalak da üretilir, yaşlanan akyuvarların yıkımı da yine dalakta gerçekleştirilir.
Kan depolar: Dalağın alyuvarları belli bir miktara kadar depolama görevi vardır. Çok enerji gerektiren bir iş yaptığımızda, bu depodan dolaşıma takviye yapılır.Antikor üretir: Spesifik antikor (lgM) üretiminde görevlidirler.
Splenomegali nedir?
Splenomegali, dalağın büyümesini ifade eder, ve hemen her zaman başka bir hastalığın zemininde gelişir.Dalağın büyümesi genellikle rutin bir muayene sırasında, bazense ultrasonda fark edilir. Dalak çok büyümüşse karnın sol üst tarafında dolgunluk hissi yaratabilir, bu his bazen nefes almakla artan ağrıya dönüşebilir; hasta solgun görünür, halsiz hisseder, sık enfeksiyona yakalanır ve kansızlık şikayeti vardır.
Bazı virütik enfeksiyonlar(mononükleoz), bakteriyel endokardit ve diğer bakteriyel enfeksiyonlar, bazı paraziter hastalıklar(sıtma) ve siroz gibi karaciğer hastalıkları, hemolitik anemiler, lösemiler, lenf kanserleri, gaucher ve niemann-pick gibi metabolizma hastalıkları ve portal ven trombozu splenomegaliye yol açan başlıca nedenlerdendir. Tanı, doktor muayenesi ile konulabilse de, ultrason ve tomografi ile dalağın yapısının ayrıntılı olarak incelenmesi ve herhangi bir patoloji açısından değerlendirilmesi gerekir. Ardından dalağın fonksiyonel değerlendirilmesini sağlayan diğer testler de yapılır. İnfeksiyon varsa antibiyotik tedavisi uygulanır, tedavi edilemiyen splenomegalili hastada splenektomi uygulanabilir. Splenomegalisi olan kimseler travmalar açısından dikkatli davranmalıdır. Dalağın künt karın travmalarında en sık yaralanan organ olduğu unutulmamalıdır.
Hipersplenizm nedir?
Kişide normal dalak fonksiyonlarının artmış olması durumuna hipersplenizm denir. Dalak aşırı fonksiyon gösterdiğinden normal kan hücrelerini de yıkmaya başlar. Hastalığın diğer bileşenleri, hiperplastik kemik iliği ve splenomegalidir. Tanı, büyümüş olan dalak çıkarılana kadar kanıtlanamaz. Hipersplenizm, primer ve sekonder olmak üzere iki çeşittir. Primer hipersplenizmde, altta yatan herhangi bir patoloji yoktur. Çoğunlukla kadınlarda görülen bu hastalık, anemiye bağlı halsizlik, lökopeniye bağlı ısrarcı enfeksiyon sıklığında artış, trombositopeniye bağlı morarma ve uzamış kanama zamanı ile kendini gösterir. 

Sekonder hipersplenizm ise bilinen bir nedene bağlı olarak gelişen splenomegali sonucunda dalağın aşırı aktivite göstermesi durumudur. Portal kan akımının bozulmasına bağlı gelişen portal hipertansiyonun en sık nedenidir.

Hiposplenizm nedir?Hiposplenizm, dalağın fonksiyonlarındaki azalmayı ifade eder. Hiposplenizmli bir hastada dalak fonksiyonlarını yeterince yerine getiremediğinden, filtreleme de yapamaz ve kanda Heinz cisimcikleri ve Howel-Jelly cisimcikleri gibi maddeler görülür. Hiposplenizme bazen yeni doğanlarda rastlanır. Yaşlılık ile birlikte de hiposplenizm gelişebilir. Bunun dışında, orak hücreli anemi, sıtma ve romatoid artrit, sarkoidoz ve glomerulonefrit gibi bazı otoimmun hastalıklar ve splenektomi ameliyatı da hiposplenizme yol açabilir.Splenektomi nedir, neden yapılır?Splenektomi, dalağın çıkarılması işlemidir. Total(dalağın tamamının çıkarılması) olarak yapılabileceği gibi, parsiyel(dalağın bir kısmının çıkarılması) şeklinde de yapılabilir. Splenektomi ameliyatı, açık ya da laparoskopik olarak gerçekleştirilebilir.Splenektomi ayrıca, bazı hematolojik(kan) hastalıklarda tedavi edici ya da semptom gidericidir. Aynı zamanda hastalığın evresi ve tanısında da yardımcı olur. Splenektomi ameliyatından 15 gün önce hemofilus influenza, meningokok ve polivalan pnömokok aşıları mutlaka yapılmalıdır.Splenektominin gerekli olduğu durumlar nelerdir?Splenektomi, hematolojik hastalıklarda tedavi edici ya da semptom giderici olmak üzere iki şekilde gerekli olabilir.1- Travma2- Alyuvar(eritrosit) hastalıkları(hemolitik anemilerde)- Herediter sferositoz- Otoimmün hemolitik anemi- Orak hücreli anemi- Talesemi- Trombosit hastalıkları- İmmun trombositopenik purpura (ITP)- Trombotik trombositopenik purpura (TTP)3  Akyuvar (lökosit) hastalıkları- Kronik lenfositik lösemi- Hairy-cell lösemi4- Non-hodgkin lenfoma5- Kemik iliği hastalıkları- Myelofibrosis- Esansiyel trombositosiz- Polisitemi vera- Akut myeloid lösemi- Kronik myelomonositik lösemi

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren