Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020


RAMAZAN ayı, toplumumuzun yaşamında önemli bir yer teşkil eder. Gün içinde yemek yenilemediği insanlar sahur ve iftar yemeklerine ayrı bir özen gösterir. Sahur normal kahvaltıdan, iftar ise akşam yemeğinden daha zengin hazırlanır. Bu nedenle Ramazan ile birlikte insanların beslenme alışkanlıklarında değişiklikler meydana gelir. Her zaman olduğu gibi ramazanda da amaç yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayabilmektir.
Ramazan ayında; öğün sayısı en az 3 olacak şekilde planlanmış bir beslenme şekli uygulanmalıdır. Buna dikkat etmeyen sağlıklı insanlar bile zaman zaman sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi ve benzeri rahatsızlıklarla karşılaşabilirler. Özellikle bu dönemde tüketilen hamurlu tatlılar, pideler, böreklerin ve yüksek kalorili besinlerin tüketiminin artışına bağlı olarak kilo artışı olması kaçınılmazdır.
EN ÖNEMLİ ÖĞÜN SAHUR
Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan`da da sağlanabilmesi için günlük en az 3 öğünü tamamlamamız gereklidir. Bu öğünlerin en önemli olanlarından biri de sahur öğünüdür. Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin veya gece yatmadan önce yemek yemenin son derece zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 12 saat olan açlığı ortalama 18 saate çıkarmaktadır. Bu durum açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Besin  alımı eşit olarak sahur, iftar, sahur arasına düzenli olarak dağıtılmalı, öğün atlanmamalıdır. İftar ile beraber  yine 3 öğün şeklinde besin dağılımı yapılmalıdır.
Öğünlerde tüm besin gruplarını (yeterli miktarda et, süt ürünleri, meyve, sebze, yağ, şeker ve tahıl gibi) orantılı bir besleme programı içinde bir arada yemek, lif alımı için sebze ve meyveyi mutlaka tüketmek, günde en az 1.5 litre su içmek, tahıl ve kuru baklagilleri ihmal etmemek, az ve sık yemek ve lokmaları azar azar alıp yavaş çiğnemektir.
Oruç sırasında sağlıklı beslenme kadar vücutta yaşanan değişimler konusunda da bilinçli ve dikkatli olmak gerekiyor. Beslenme düzeninin birdenbire değişmesi orucun ilk günlerinde kan şekerinin düşmesi, vücut ısısının azalması, üşüme, başağrısı, uyku hali ve halsizlik gibi sorunların yaşanmasına neden olabilir. İşte bu nedenle iftarda mideye aşırı yüklenmeyip doğru beslenmek gerekiyor. Zaten vücut ritmi bu tempoya kısa sürede alışıp uyum sağlayacaktır. Beyin çok ince ve hassas bir şekilde, sindirim sistemi, şeker düzeyi, yağ metabolizması gibi vücudun çeşitli işlevlerine ayar yapar. Beslenme düzeyi ve ruhsal duruma göre daha farklı bir fizyolojik durum ve işleyiş mekanizması devreye girer. İçimizdeki kozmik zeka, her yeni bedensel ve ruhsal duruma göre yeni ayarlar ve taktikler geliştirir.
Ramazan, doğru beslenildiği takdirde sürekli çalışan bedenimizin toksin atılımını sağlamak için iyi bir fırsattır. Vücut, bu dönemde zararlı fazlalıkları atarak kendini yeniler, mide-bağırsak sistemi istirahate çekilir, gün içersinde alkol ve sigara alımı olmadığı için vücuttaki kan temizlenir, ciğerler yenilenir. Özellikle karaciğer hem dinlenir, hem de kendini yeniler. Sürekli yeme alışkanlığından kaynaklanan obezite rahatsızlığından yakınanların vücutları dinlenir ve düzenli beslenme alışkanlığı için bir fırsat doğar.
Ancak diabet, yüksek tansiyon, onikiparmak bağırsağı ülseri ve kalp hastalıklarından yakınanların ve ayrıca diğer organik rahatsızlıkları olanların oruç tutması sakıncalıdır.  
NASIL BESLENMELİ
İftarda gün boyu aç kalan midenin herhangi bir besini kabul etmesi için seçilmesi gereken ilk besin su. Oruç, su ve hurma ile açılıp besleyici bir çorba, peynir ve pide ile devam etmeli. Ara verip ana öğünde et, salata, sebze ve komposto gibi çeşitler yenilebilir. Ara verip biraz kuruyemiş, sütlü tatlı ya da meyve yenilmeli. Veya bir dilim börekle çay keyfi yapılabilir. İftar ile sahur arasında uzayan zaman diliminde mutlaka iki ara öğün olmalı. Yani Ramazanda beslenme alışkanlığı iki ana ve bir ara öğün şeklinde olmalı. Sahur atllanmaması gereken bir öğündür. Doyurucu, hafif, besleyici ve enerji veren yiyecekleri içermeli. Zengin bir kahvaltı şeklinde olabilir, ya da çorba, pilav, makarna, hoşaf, sütlü tatlılar, çorba, yoğurt ve meyve gibi besinler yenilebilir. Susuzluğu artırıcı besinler yenilmemeli ve sahur susamayı önleyeceği için öğün mutlaka çayla tamamlanmalı.

ÖRNEK MENÜ
Sahur: haşlanmış yumurta 1-2 dilim peynir domates- salatalık 5-6 adet zeytin 2 ceviz 1 dilim tam buğday ekmeği 1 kase çorba 1 su bardağı süt İftar: - hurma - zeytin - 1 dilim tam buğday ekmeği - 15-20 dakika sonra etli sebze yemeği veya ızgara et - salata - yoğurt/ayran/cacık - kepekli ekmek veya bulgur pilavı veya kepekli makarna Ara: meyve Ara: sütlü tatlı veya 1 bardak süt Sahur: - 1 su bardağı süt - 6-7 kaşık yulaf gevreği - 2-3 kuru kayısı - 2-3 adet ceviz - 1 elma İftar: - 1 kase çorba - etli sebze yemeği - salata - ayran - 4-5 kaşık kepekli makarna Ara: Meyve Ara: meyveli yoğurt veya sütlü tatlı
Hepinize hayırlı Ramazanlar dilerim.
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren