Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020

Ekim ayında birbirinden ilginç olaylar ve gelişmeler yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor... Tabi ben bu olayların sadece sporla ilgili tarafındayım; çünkü ilgi ve bilgi alanım o konularda... Sporla ilgili konulardan ilki, tüm dünyayı ilgilendiren Futbol Dünya şampiyonası, Galatasaray'ın UEFA Finansal Fair Play kriterlerine uymadığı için aldığı ceza ve Fenerbahçe'nin tarihi başkanlık seçimi... 2018 FIFA Dünya Kupası için hem ulusal hem de bölgesel gazete ve televizyonlardan günlerce haber ve yorum dinlemişsinizdir, Galatasaray'ın UEFA cezası üzerine yazıyı sonraya bırakarak, bugün Fenerbahçe camiasının  yaşadığı ve yaşattığı Türkiye'de bir ilk olan özel bir konuya değineceğim.Ekim ayında birbirinden ilginç olaylar ve gelişmeler yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor... Tabi ben bu olayların sadece sporla ilgili tarafındayım; çünkü ilgi ve bilgi alanım o konularda... Sporla ilgili konulardan ilki, tüm dünyayı ilgilendiren Futbol Dünya şampiyonası, Galatasaray'ın UEFA Finansal Fair Play kriterlerine uymadığı için aldığı ceza ve Fenerbahçe'nin tarihi başkanlık seçimi... 2018 FIFA Dünya Kupası için hem ulusal hem de bölgesel gazete ve televizyonlardan günlerce haber ve yorum dinlemişsinizdir, Galatasaray'ın UEFA cezası üzerine yazıyı sonraya bırakarak, bugün Fenerbahçe camiasının  yaşadığı ve yaşattığı Türkiye'de bir ilk olan özel bir konuya değineceğim.
Az çok bir çoklarınızın haberdar olduğu gibi Fenerbahçe'de yirmi binin üzerinde üyenin katılımıyla stat da tarihi bir başkanlık seçimi oldu... O seçimi kimin kazanıp kaybetmesinden ziyade seçim sürecinde yaşananlar ve seçim sonrası oluşan tablo çok önemliydi, o kadar önemliydi ki bir çok kulübün örnek alması hatta ders alması gereken oluşumlar vardı. 
Yirmi yıldır Fenerbahçe başkanlığını sürdüren Aziz Yıldırım, son seçimde "başkanlığı bırakacağım bu son seçime katılışım benden sonra Ali Koç başkan olacak" diye konuşmasına rağmen, bazı özel gerekçeler göstererek yine başkanlığa adaylığını koydu... Oysa bir seçim öncesi verdiği söze istinaden Ali Koç başkan adaylığını açıklamış ve hazırlık çalışmalarına da başlamıştı. 
Aziz Yıldırım kendine yakın bazı çevrelerin ikazına, ricasına hatta sitemine rağmen tekrar başkan adaylığını açıkladı ve çalışmalara başladı... Ve kazanacağına adeta kesin gözüyle bakıyordu... Ama son seçime kadar her seçimi banko kazanan Aziz Yıldırım bir şeyi gözden kaçırmıştı; taraftarlar kadar genel kurul üyelerinin çoğu da Aziz Yıldırım'ın tutum ve davranışından  rahatsızdı ve ayrıca rakibi sıradan biri değil Türkiye'nin tanınmış bir iş adamı ve taraftarın çok sevdiği bir isimdi. 
Seçim öncesi yapılan gözlem ve anketlerde Ali Koç'un çok önde olduğu görülmesine rağmen Aziz Yıldırım ısrarla devam etti... Tabi ki burada Aziz Yıldırım'a doğru aktarılamayan bazı bilgilerde vardı... Aziz Yıldırım'ın çevresi, danışmanları ve seçim işlerini yürüten ekibi Ali Koç'un nasıl bir oy potansiyeline sahip olduğu ve destekçileri konusunda doğru araştırma ve bilgilendirme yapmadılar, yapamadılar, Aziz Yıldırım'a hep "bu seçim de sizin başkanım" havasını verdiler.
Aziz Yıldırım'ın yanlış bilgi sahibi olduğu seçim günü bile apaçık ortadaydı, çünkü konuşmak için kürsüye çıktığında konuşurken bütün cümlelerini sanki başkanlığa devam ediyormuşçasına kurdu... Hatta tribünlerde aleyhine bağıranlara bile "size önümüzdeki  dönem bunun hesabın sorarım" dercesine tehditler bile savurdu... Ama evdeki hesap çarşıya uymadı büyük bir oy farkıyla yani Ali Koç 16.092 kendisi 4.644 oy alarak seçimi kaybetti.
Oysa Aziz Yıldırım bir önceki seçimde verdiği sözde durarak aday olmayıp Ali Koç'u destekleseydi, hem itibarını böylesine zedelemeyecekti, hem de efsane başkan olarak kalacaktı... Ama maalesef koltuk sevdası, şan şöhret hırsı bazı insanların gözünü perdeliyor, akıl tutulması yaşatıyor... İşte Aziz Yıldırım'da böyle bir serüveni yaşadı ve severlerine yaşattı.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren