Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020

28.08.2018

Türkiye'de 2018-2019 sezonu başladı... Bu yazımda sezonun başlangıcını ve maçları değil, transfer döneminden bahsetmek istiyorum... Çünkü Türkiye'de takımlar belki de ilk defa böylesine ilginç bir transfer dönemi yaşadı ve yaşıyor.Türkiye'de 2018-2019 sezonu başladı... Bu yazımda sezonun başlangıcını ve maçları değil, transfer döneminden bahsetmek istiyorum... Çünkü Türkiye'de takımlar belki de ilk defa böylesine ilginç bir transfer dönemi yaşadı ve yaşıyor.
2018-2019 sezonunu için başta üç büyükler olmak üzere hiç bir takım transferde flaş isimleri getiremedi, ancak bir iki takım bir iki yıldızı kiralama yönüne gitti... Bu iyi mi, kötü mü?.. Bu sorunun cevabını yazımın içinde bulacaksınız.
Fazla merakta kalmayan, bence iyi oldu... Böyle bir transfer uygulaması, transfer politikası veya transfer görüşü daha önceki yıllar başlamalıydı, başlatılmalıydı... Zira Türkiye'de borç batağında olmayan kulüp yok, bu borçların büyük nedeni de yanlış transferler.
İşte  Beşiktaş Kulübünün son günlerde yaşadığı bir transfer olayı durumu kısaca özetliyor, yani transferlerle yapılan yanlışlıkların bedelinin nasıl ödendiğini ortaya koyuyor... Beşiktaş'ın büyük ümitlerle ve yüksek ücretle kadrosuna kattığı Veli Kavlak, Mustafa Pektemek ve Aras Özbiliz'in maliyeti yaklaşık 17 milyon Euro, bu futbolculara şans vermeyen teknik direktörün raporu doğrultusunda başka kulüp bulmaları söylenmesine rağmen giden yok.
Beşiktaş'ta ki 17 milyon masraflı üç kişiden Veli Kavlak sakatlığı nedeniyle takımdan uzak kaldı, ama diğer ikisi beklenen performansı gösteremedikleri için forma şansı bulamadı... Bunların arasında 2015'de 4 yıllık mukaveleye imza atan Mustafa Pektemek son üç sezonda 28 maça çıktı ama bunların çoğu kupa maçlarıydı, ilk 11'de başladığı tek bir lig maçı yok.
Beşiktaş'ın kulüp bulmasını istediği diğer futbolcusu Aras Özbiliz'in durumu ise daha vahim  bir tablo oluşturuyor... 2015-2016 sezonunun 2. devresinde Spartak Moskova'dan alınan Aras 2016-2017 sezonunda sadece 8 maçta oynadı ve bu oynadığı maçlarında 3'ü U21 maçıydı, Lig'de ise sadece bir maçta 7 dakika oynadı ve böylece Aras'ın dakikası 10 bin 196 Eoru'ya geldi.
Türkiye'deki transfer yanlışlarının başında kulüp başkanları ve yönetiminden oluşan transfer komitesi geliyor... Çünkü doğru araştırma yapılmıyor, doğru bilgi akışı olmuyor ve çoğu zamanda işi bilmeyenler olayın içinde oluyorlar... Ama bazıları kabul etmese de takımın başındaki teknik adamlarında bu işte payı var... Onlarda kulübün bütçesini göz ardı ederek uçuk transferlerin yapılmasını teklif ediyor ve istiyorlar.
Örneğin son günler Galatasaray'da Fatih Terim'in taraftara yeni transferler yapılacak mesajı göndermesi gibi... Galatasaray diğer takımlar gibi borç içinde, alınacak her yeni futbolcu bütçeyi daha da açacak... Bunun  yanında Galatasaray'da daha önce yapılan transferlerin her gün başka bir sorunu ortaya çıkıyor... Geçen sezon alınan Faslı yıldız Belhanda'nın bonservis bedelinde çıkan 2 milyon Euro fark Galatasaray'ın başını ağrıtacak.
Diyebilirsiniz ki bu 2 milyon Euro nerden çıktı... Eski yönetimin imza attığı anlaşmada ilginç bir madde var ki, bu sonradan fark edildi... Dinamo Kiev'den alınan Belhanda'yı Galatasaray hangi takıma ve kaça satarsa satsın  Ukrayna ekibine 2 milyon Euro daha ödeyecek, böyle olunca daha evvel açıklanan bonservis bedeli 10 milyon Euro değil, 12 milyon Euro oluyor.
Bu yazımda sadece Beşiktaş ile Galatasaray'ın transfer yanlışlıklarından bir iki örnek aktardım...  Ama sanmayın ki diğer kulüplerimiz farklı, hepsi aynı... Fakat bu sezon gelen bazı kısıtlamalarla bol keseden transferlere bir yerde dur denildi ve iyi de oldu... Sanırım bir çok kulüp bundan böyle gençlere ve kendi öz değerlerine daha fazla sahip çıkacak ve daha fazla önem verecektir.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren