Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020


Her transfer döneminde harcanan paralar, çoğu zaman karşılığını bulmuyor... Hesapsız, düşüncesiz yapılan transferler için milyonlar sokağa atılıyor... İşte bu yılki devre arası transferi de aynı şeyleri gördük, izledik, okuduk.
Fenerbahçe Avrupa maçlarına gidemeyeceğinden dolayı ara transfer yapmadı, yani para harcamadı... Ama Avrupa kupalarına katılan Galatasaray kesenin ağzını tam açtı, bir çok yeni ismi kadrosuna dahil etti ve iyi de borcun içine girdi.
Galatasaray'ın ara transferde aldığı yenilere sezon başındakileri de ilave edince kasadan çıkan para 38.67 milyon Euro'yu geçiyor... Tabi ki zararına olan transferlerde var... Örneğin yaz dönemi transferinde 10 milyon Euro ile sarı kırmızılı renklere katılan Bruma sakatlandı ve yabancı kontenjanı açılması için devre arasında adeta bedelsiz Gaziantepspor'a kiralandı.... Hatırlanırsa Galatasaray,  2012-2013 sezonunda Kayserispor'dan 8,6 milyon Euro bedelle aldığı Amrabat'ı 300 bin Euro'ya Malaga'ya kiralamıştı.
İşte bunun içinde özellikle 17 Aralık'tan sonra  döviz kurlarında yaşanan hızlı tırmanış yabancı oyunculara ödenen Dolar ve Euro yüzünden bir çok kulübü perişan etti... En çok transferi yapan Galatasaray'da altı aylık bilançolara bakıldığında 108.8 milyon Dolar ve 51.8 milyon Euro döviz açık pozisyonunun bulunduğundan söz ediliyor.
Genelde her transfer dönemi, yani yazın sezon başlarken ve kışın devre arasında yapılan transferlerde kulüplerimiz yıllardır aynı hatayı yapıyor... Neden?... Çünkü kulüp yöneticiliğini bilmiyorlar.... Para gücüyle başkanlık koltuğuna oturanlar fabrika veya şirket yönetir gibi kulüp yönetiyorlar... Oysa kulüp yönetmenin kendine özgü özel kuralları ve bilgileri vardır... Her ne kadar bazı yönetimlerde Akademisyen, spor yöneticiliğini bilen, spor eğitimli kişiler bulunsa da onlarda başkanın kanunlarına uymak zorunda kalıyor... Çünkü davul kimin elindeyse tokmakta onun elinde!
Zannetmeyin ki, transfer hatalarıyla sadece büyük takımlar paraları çar çur ediyor... Hayır kendi yağıyla kavrulan, bırakın Avrupa'yı şampiyonluğu bile hayal edemeyen takımlarda transfere büyük paralar harcıyorlar... Hatta Spor Toto Süper Lig'in dışında da aynı manzara var.
PTT  1. Lig'de de her iki takımdan birinin bütçesi açık veriyor... Gün geçmiyor ki  futbolcular paralarını alamadıkları için ya antrenmana çıkmıyorlar yada kulübü Federasyona şikayet ediyorlar... Zaman zaman maçlarını takip ettiğim ve yazdığım Denizlispor bu durumu sezon başından bu yana yaşıyor... Egenin horozları futbolculara olan borçlarını ödeyemedikleri için birkaç defa lisans işlemlerini yapamadılar.
Sadece Denizlispor değil... Bu yazıyı hazırladığım dakikalarda ajanslara düşen bir haber Samsunspor'un borçlarıyla ilgiliydi... Samsunspor daha önce forma giymiş ve yeni transferlere olan 9 milyon borcunu ödeyemezse haciz gelecek, ceza alacak, hatta puanı silinecek.... Bunun için ya kentin valisine, belediye başkanına yardım çağrısı yapılacak veya bankalardan yüklü faizle kredi alınıp borçlara kapatılarak yola devam edilecek!
Sonuç olarak; büyük küçük bütün takımlarımız Avrupa'da kalıcı bir başarı elde edemese de transferde iyi borçlanıyorlar, sonrada o borcu nasıl ödeyebiliriz diye kıvranıyorlar... Bakalım sonu nereye varır!
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren