Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020


Türkiye' de son bir kaç ay hararetli ve ateşli bir siyasi arena izledik... Yerel seçimlerden dolayı her yanımız politika ve politikacılarla doluydu... Dolayısıyla spor gündemin gerisinde kaldı.
Oysa spor adına da güzel görüntüler vardı... Özellikle Fenerbahçe camiasında... Fenerbahçe bayan ve erkek voleybol takımları bir günde 2 Avrupa Şampiyonluğu kazanarak tarihine önemli ve gururlu bir sayfa daha ilave etti...
Mart ayının son haftası aynı gün; Fenerbahçe Grundig Erkek Voleybol takımı CEV Challenge Kupasının Finalinin rövanş maçında İtalyan temsilcisi Andreoli Latina'yı 3-0 mağlup ederek şampiyon oldu.... CEV Kupası finalinde  Fenerbahçe Bayan Voleybol takımı ilk maçta deplasmanda 3-2 mağlup ettiği Rusya'nın Uralochka NTMK takımını rövanş maçında da 3-0 yenerek kupanın sahibi oldu.
Bu yazıyı hazırladığım günlerde Fenerbahçe futbol takımı da en yakın rakibinden 13 puan önde gidiyordu... Yani daha sezonun bitmesine 7-8 maç olmasına rağmen Fenerbahçe şampiyonluğu cebine koymuştu!
İzin verirseniz bugün sporun ötesine geçip biraz farklı konuları köşeme taşımak istiyorum... Zaten adettendir, köşe yazanlar azda olsa toplumun ilgilendiği güncel konulara "da" yer verir.
Bunun için bizde adet yerini bulsun diye bir kaç aydır Türkiye gündeminin ilk sırasını işgal eden seçimler üzerine birkaç  cümle yazmak istiyoruz köşemizde...  Türkiye aylardır hazırlandığı önemli bir seçim süreci daha yaşadı.
Diğer seçimlerde olduğu gibi bu seçim sürecide önemli olaylara sahne oldu ve önemli dersler verdi!.. Seçim sürecince özel şahsiyetlerin "bilge" rolüne soyunarak gölgesinin ötesini göremeden yaptığı konuşmaları ve tartışmaları dinledik.
Aynen bizim spor arenasında olduğu gibi konuşanlar ve yazanlar arasında bir çok uzman çıktı ortaya... Sağımız solumuz  bilgi birikimi yetersiz, konuşma yeteneğinden yoksun "çakma uzman" doldu.
Ve ne yazık ki, o çakma uzmanların bir çokları "da" yanlış üretmekte rekor kırdı... Hele birde yardakçılar ve yalakalar vardı ki "onlar" topluma ders vermeye kalkışırken sorunun bir parçası oldular.
Neden?.. Çünkü "gölgesinin ötesini" algılama yetileri eksik olduğundan fotoğrafın tamamını göremeden konuştular, salladılar, savurdular! .. Bunun içinde politika adına yapılan o konuşmaların bir çoklarında satır araları mantık  dışıydı, yanlıştı!
Sadece sporda ve siyasette değil her konuda ve yerde "mantık"  yaratıcı düşünmenin önemli araçlarından biridir... Tabi ki bu politikada biraz daha farklı ve önemlidir.
Çünkü politikada daha efektif düşünebilmek için farklı bakış açılarına ihtiyaç vardır... Bu yapılmadığı "veya" yapılamadığı sürece; hep aynı şeyleri aramaya mahkum olanlar, bakış açısının dışında olup bitenleri göremez.
Spor, politika ve ekonomi gibi toplumun büyük kesimini ilgilendiren konularda fikirler tıpkı müzikteki notalara benzer, çünkü notalar kullanıcısına göre ahenk kazanır, ya keyif verir yada ıstırap!..
Evet yerel seçimler bitti, ama kavga gürültü devam ediyor, her zaman olduğu gibi haksızlığa uğrama feryatları, timsah göz yaşları ve bu maç bitti bir daha ki maça bakarız tesellileri...  Yani şokta olanlar ve göbek atanlar seçimin  atmosferini  bir müddet daha devam ettireceğe de benziyor... Çünkü bir hayli ters köşeye yatanlar, ayağına gelen topu kaybedenler ve hiç beklenmeyen goller var!...   
Her ne ise konun detayına fazla girmek istemiyorum. .. Çünkü  politika yazmayı sevmem, zira ilgi alanım değil...  Yazımın bu bölümünü ünlü yazar ve konuşmacı Roger Von Oech'in bir sözüyle bitiriyorum " Buzdolabının içine bir orkide koysanız ve bir gün sonra salam gibi koksa; acaba salamda orkide gibi kokmaya başlayacak mıdır ?.."
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren