Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020


Öyle veya böyle; sevabıyla günahıyla bir yılı daha geride bıraktık... 2014'le vedalaşırken 2015'i  tüm insanlığa iyilik güzellik, huzur ve sağlık getirmesi dileğiyle karşıladık... İnşallah herkes düşündüğü, istediği, hayal ettiği bir yılı yaşar.
Giden 2014 için mutlaka yazılacak çok şeyler var, ama  işim gereği giden yıla sporsal baktığımda birbirinden ilginç olaylar yaşandı, yaşadık, yaşattılar... Bunların hepsini buradan yazma imkanım yok... Ama özet olarak, spor yazarı gözüyle 2014'ün önemli notlarını ve 2015'in gelişini kısaca aktarmak istiyorum.
Statlardaki kargaşayı ve kavgayı önlemek düşüncesiyle 2014'de statlara girişin yeni dönemi başladı...  Süper ve PTT 1. Lig takımlarının maçına gitmek isteyen taraftarların "passolig" adı verilen elektronik kart alması zorunlu kılındı... Ama işler düşünüldüğü gibi olmadı, passolig uygulamaya başlamasıyla statlardan taraftarda kayboldu, yani tribünler boş kaldı... Eğer bu işe farklı bir çözüm veya kolaylık getiremezlerse takımlar maçlarını boş tribünlere oynayacaklar.
2014 Fenerbahçe içinde unutulmaz tarihi bir yıl oldu... Fenerbahçe ligin bitimine 3 hafta kala; 27 Nisan akşamı Kadıköy'de Rize ile oynadığı maçta 0-0 berabere kalınca  en yakın rakibi Galatasaray'ın 12 puan önünde 19. Şampiyonluğunu kutladı... Fenerbahçe için bu şampiyonluk çok özeldi, çünkü kendi tarihinde değil, Türk futbol tarihinin en erken şampiyon olan takımı unvanını aldı.
Birkaç cümlede 2014'de yapılan Dünya Kupası üzerine yazmak istiyorum... 8 Temmuz gecesi sadece 2014'ün değil belki de dünya futbol tarihinin en ilginç sonucu ortaya çıktı... Dünya Kupası yarı final maçında Almanlar ev sahibi Brezilya'ya ya ilk yarım saatte 5 gol attı, maçı ise 7-1 gibi kazanarak Brezilyalılara kendi seyircisi önünde uzun yıllar unutamayacağı bir acı yaşattı... Finali Arjantin'le oynayan  Almanlar 1-0 kazanınca 4. defa Dünya Kupasını müzelerine götürdüler.
Ve 2015... 2015'in neler getireceği, neler olacağı ve neler yaşatacağı tabi ki şu an bilinmeyenler arasında yerini almakta... Hatta 2015'in tahmini dahi zor; çünkü her gelen yeni gün gibi yıllarda acı tatlı, güzel çirkin bir çok olaylarla iç içe... İnşallah 2015'in iyisi ve güzellikleri, huzuru ve barışı fazla  olur!  
2015'in ilk günlerinde Türk Futbolu adına iki ilginç olayı yaşadık... İlki, Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikler Federasyonu tarafından yapılan 2014 yılı Dünyanın eni iyi hakemi sıralamasında FIFA kokartlı hakemimiz Cüneyt Çakır top 10 girmeyi başardı, 8. oldu... 2015'in ilk haftası yaşanan bir diğer ilginç gelişmede Türkiye Futbol Federasyonu'nun "her takım kadrosunda 14 yabancı oyuncu bulundurabilecek" diye aldığı karardı.
Yabancı kontenjanını 14'e çıkaran Türkiye Futbol federasyonu düşünce olarak yüksek kontrat ve bonservis bedellerinin ödendiği dönemin bitmesi için böyle bir kararı aldığı söylense de; bu karar baş ağrıtacak... Neden derseniz?.. Yabancı kontenjanı 6+4'ken  76 yabancı gelmiş % 44 yani yarıya yakını başarısız olmuş ve geriye dönmüş... Şimdi yabancı sayısı arttı, yabancı futbolcuların yeni pazarı Türkiye olacak, kaliteliler olduğu gibi kalitesizlerde gelecek ve seçimin doğru yapamayan kulüpler borç batağına girecek... Bunun için 14 yabancı oyuncu kontenjanı çok iyi planlanmalı ve değerlendirilmelidir.
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren