Sayı | Ausgabe: 213 (16.07.2019)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 14.08.2019



Aktüel Avrupa'nın Genel Yayın Yönetmeni sevgili Mustafa Ünal Nisan yazısı için Mart ayının son günleri hatırlatma yaptığında Spor Toto Süper Lig ile ilgili iyi bir değerlendirme yapmayı düşünmüş ve planlamıştım.
Ama maalesef evdeki hesap çarşıya uymadı... 26. Hafta maçını deplasmanda Çaykur Rizespor ile oynayan Fenerbahçe otobüsünün dönüş yolunda uğradığı silahlı saldırı planları alt üst etti... Sadece benim yazı planını değil, Spor Toto Süper Lig planını da bozdu... Çünkü o hafta oynanacak hem lig hem de kupa maçları tehir edildi.
Beni tanıyanlar bilir, Viyana'daki üniversite eğitimimin ardından uzun yıllar Viyana'da görev yaptım... Yaşamım Viyana ve Avusturya ile sınırlı kalmadı, bir çok Avrupa ülkesini de gezdim, gördüm ve hatta oralarda yaşadım.
"Ama" hiç bir ülkede politika ve sporun ülkemizde olduğu gibi hızlı bir gündem değişikliği yaşadığını görmedim, duymadım... Bizim ülkemizde iki haftada yaşanan olaylar o ülkelerde belki de altı ayda bir yaşanmıyor.
Türkiye'de gündem öylesine çabuk değişiyor ki, her an yeni bir gelişmeyle karşı karşıya kalmak hiçte sürpriz olmuyor... Bu yazıyı hazırladığım zaman; son iki haftaya baktığımda elektrik kesilmesi, savcı Mehmet Selim Kiraz olayı ve Fenerbahçe takımı otobüsüne saldırı gibi birbirinden farklı ama oldukça önemli gündemi yaşadık.
Her üç konuyla ilgili net sonuçlar olmadığından ve günlerdir yeteri kadar yorum ile konuşma yapıldığı için ben fazla bir şey yazmak istemiyorum... "Ama" Fenerbahçeli futbolcuları taşıyan otobüse yapılan saldırıyı üç beş taraftarın alkol alarak yaptığı, yapabileceği bir saldırı olacağını düşünmüyorum.
Fenerbahçeli futbolcuları taşıyan otobüse saldırı olayı iyi analiz edilerek, doğru değerlendirilemezse Türk futbolu büyük yara alır... Zaten Avrupa'ya yansıması çok kötü oldu... Kulüplerimize 14 yabancı transferine izin verildiği bir dönemde, ülkemize gelecek yabancılar şimdi daha tedirgin olacaklar, ya korktukları için gelmeyecekler veya yüksek transfer ücretleri talep edecekler.
İlk tepki Fenerbahçe'nin transfer listesinde olan ve büyük ölçüde anlaştığı Robin Van Persie'den geldi... Persie yakınlarına yaptığı açıklamada, Fenerbahçe'ye transferini tekrar düşünmesini gerektiğini söylemenin yanında "Futbolculara silahla ateş edilen bir ülkede oynamak saçmalık olur" dediği de sızan haberler arasında.
Belki de ülkemize gelen yabancı oyuncular sözleşmelerine yeni maddeler koyacaklar... Hatta ülkemizde bulunan yabancı sporcularda yeni istek veya şartlar oluşturacak... Bunun ilk örneği Fenerbahçe'de oldu... Dirk Kuyt'un hanımı Gertrude Kuyt'un eşinin deplasmanlara gitmesini istemediğini başkan Aziz Yıldırım'a iletti.
Düşünebiliyor musunuz, transferi için çuvalla para vereceksiniz, takımın kazanma gücüne katkısı fazla olacak bir futbolcu sadece kendi sahasındaki maçlarda oynayacak... Böyle bir şey olmayacağına göre, daha doğrusu böyle bir transfere hiç bir kulübün sıcak bakmayacağına göre, önümüzdeki günlerde Türk futbolunu yeni sorunlar bekliyor.
Kabul edin veya etmeyin... Eğer olayın büyük fotoğrafına doğru bakarsak suikasta uğrayan Fenerbahçe takımını taşıyan otobüs değil, suikast futbola, Türk futboluna...
Bir kez daha Fenerbahçeli futbolcuları taşıyan otobüse yapılan saldırıyı "vahşeti" kınıyorum, ülke futbolunu kaosa sürüklemek isteyenler kimse, yanlarında veya arkalarında kimler varsa bir an evvel bulunup cezalarını çekmesini  bekleyenlerdenim.
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren