Sayı | Ausgabe: 249 (13.07.2022)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 10.08.2022

10.11.2021

Afganistan'da ekonomik çöküş, savaştan daha büyük bir tehdit ve felakettir. Ülkede artık savaş olmamasına karşın, beklenen siyasi istikrar gerçekleşmedi. Çünkü, Kabil merkezli “İslam Emirlikleri” henüz komşu ülkeleri, yakın bölgesi ve dünya tarafından tanınmadı. Böyle olunca; iş insanlarına, yatırımcılara Afganistan'a yatırım yapmaları ve gelecek konusunda iyimser olmaları için yeterli güvence verilemiyor.Afganistan'da ekonomik çöküş, savaştan daha büyük bir tehdit ve felakettir. Ülkede artık savaş olmamasına karşın, beklenen siyasi istikrar gerçekleşmedi. Çünkü, Kabil merkezli “İslam Emirlikleri” henüz komşu ülkeleri, yakın bölgesi ve dünya tarafından tanınmadı. Böyle olunca; iş insanlarına, yatırımcılara Afganistan'a yatırım yapmaları ve gelecek konusunda iyimser olmaları için yeterli güvence verilemiyor.Geçmişte yaşanan acı olaylar ve daha bir çok etkileyici faktör, milyonlarca Afganistan insanının acınası koşullarda olmasına ve yoksulluğa maruz kalmasına neden olmaktadır.Uluslararası kuruluşların yaptığı değerlendirmelere göre, Afganistan'da 18 milyona yakın insanın yaşamını sürdürebilmek ve hayatta kalabilmek için gıda yardımına acil gereksinimi var. Gelen kışta büyük bir insanlık trajedisi yaşanacaktır. İnsanların yasaklarla, ölümlerle karnını doyurmazsınız. Önce ekmek gelir... 5 aydır insanların en yüce ve en önemli hedefi, ailesine bir lokma kuru ekmek bulabilmek oldu. Evet, Afganistan en kötü günlerini yaşıyor.Görüşüne başvurduğumuz Zaher Tawana, “Yoksul halkımız hükümetlerin imtihan faresi oldu. Bizler yasadışı Taliban için yaratılmadık. Taliban başta kaldığı sürece halkımız daha da yoksullaşıyor ve yaşamları perişan oluyor, olacaktır.” açıklamasında bulundu.IMF (Dünya Para Fonu) açıklamasında, önümüzdeki dönemde Afganistan ekonomisinin yüzde 30 civarında daralabileceği, daralmanın komşu ve bölge ülkelerini, özellikle Türkiye'yi daha da yuğun bir sığınmacı kriziyle baş başa bırakabileceği uyarısında bulundu.Rapordaki çarpıcı açıklamada “Büyük bir mülteci akını, mültecilere ev sahipliği yapan ülkelerin kamu kaynaklarına yük bindirebilir, işgücü piyasasındaki baskılarını tetikleyebilir ve sosyal gerilimlere yol açacak uluslararası toplumun yardıma olan gereksiniminin altını çizebilir. Yaşam standartlarında ortaya çıkan düşüş milyonları yoksulluğa itiyor. Bu insani bir krize yol açabilir.” ifadeleri kullanıldı.Bu, dünyayı sömürenlerin, soyup soğana çevirenlerin açıklamaları. Durum iyi değil, gidişat hiç iyi değil. Kriz, yoksul ve çaresiz  insanları ezip geçecektir.Batı Kabil varoşlarında sekiz çocuk açlıktan öldü. Ülkede kaos ve kötüye gidiş hızla devam ediyor. Hastaneler çocuklarla dolu. Doktorlar çaresiz. Yakında elektrik kesintileri olacak. 5 aydır devlet memurları maaşlarını alamıyorlar, Taliban, silah zoruyla memurları işe gönderiyor.Meclise sandalye gönderen, uyuşturucu ve silah baronları her dönem işlerini döndürmeyi biliyorlar. Yoksul halk; şeriatın, baronların ve feodal beylerin kıskacı altında çaresiz. Ülke önümüzdeki dönemde; açlıktan, susuzluktan, hastalıklardan, elektriksizlikten bitap düşecektir. Taliban, maaş yerine buğday projesiyle, ülkeyi açlıktan, sefaletten kurtaracağını söylüyor. İnsanlara balık yemeyi değil, tutmayı öğreteceksin. Bu yöntemle, itaat eden bir toplum inşaa etmeyi planlıyorlar. Dünyadan soyutlanmış bir ülke ne kadar dayanabilir ki? Bu olumsuzluklardan en çok çocuklar etkilenecektir. Nüfusun büyük bölümü başkent Kabil'de. Neredeyse köyler, uzak diyarlar unutulmuş durumda. Halk kaderine terkedilmiş. Buraların durumu gerçekten içler acısı. Alt yapı yok. Atık sular hastalıklara davetiye çıkarmakta. Buna açlığı eklediğimizde, korkunç bir tablo çıkıyor karşımıza. Mevcut durum ele alınıp, derhal insani yardım yapılmalıdır. Aileler açlıktan çocuklarını satıyorlar, çok dramatik bir durum.Bir toplumun, toplumsal bilgeliği elinden alındığında, binlerce yalnız beyin çalışamaz hale gelir. İki yüz yıldan bu yana ülkeyi yönetenler, tarihin üzerinde oynadılar, ülkeyi İngiliz ve Amerikan emperyalizmine peşkeş çektiler. Oysa ülke, tarihi onuruyla dünya sepetinin bir çiçeği olabilirdi. Taliban, 1400 yıl öncesi rüyayı görmekte. Bu kafadan ne beklenir ki?

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren