Sayı | Ausgabe: 249 (13.07.2022)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 10.08.2022

11.05.2022

Annesinin, kız kardeşinin, kızının, karısının göğüslerinin ölçüsüne ve kilosuna göre "meme vergisi" alınır mı? Bugün insanlık bunu düşünebilir mi? Uygar toplumlarca, insanlığın yaptığı saçma-sapan vergi kanunları var mı? Buna insanlar katlanabilir mi? Yer yerinden oynar... Meme vergisi memelerini örtmek isteyen alt kasttan kadınlar tarafından ödenmesi gereken dünyanın en saçma vergisi. Hindistan'da ergenliğe erişmiş alt kasta mensup kızlardan ve kadınlardan alınan bu vergi (Malakaram) Nangeli isimli yiğit bir kadının bu sisteme baş kaldırmasıyla son bulur.Annesinin, kız kardeşinin, kızının, karısının göğüslerinin ölçüsüne ve kilosuna göre "meme vergisi" alınır mı? Bugün insanlık bunu düşünebilir mi? Uygar toplumlarca, insanlığın yaptığı saçma-sapan vergi kanunları var mı? Buna insanlar katlanabilir mi? Yer yerinden oynar... Meme vergisi memelerini örtmek isteyen alt kasttan kadınlar tarafından ödenmesi gereken dünyanın en saçma vergisi. Hindistan'da ergenliğe erişmiş alt kasta mensup kızlardan ve kadınlardan alınan bu vergi (Malakaram) Nangeli isimli yiğit bir kadının bu sisteme baş kaldırmasıyla son bulur.
1729 yılında Travancore (Kerala) krallığı kurulur. Krallıkla birlikte kurallar ve yönetmeklikler oluşur, vergi toplama sistemi getirilir. Bugünkü gibi ev vergisi, satış vergisi çıkarılır. Ama bir vergi daha yapıldı, meme vergisi. Ve bu vergi yalnızca alt sınıf kadınlar içindi. Alt sınıftaki kadınlar yalnızca bellerine kadar kıyafet giyebiliyorlardı. Subayların ve üst sınıf zenginlerin önünden geçtiklerinde göğüslerini açık tutmak zorundaydılar. Eğer göğüslerini örterse cezalı göğüs vergisi ödemek zorundaydılar. İki kural vardı. Göğsü küçük olan vergisini az, büyük olan çok verirdi. Tahsildarlar tarafından boy ve ağırlığına göre göğüsler belirlenirdi. Kadınlar tarlalarda, ev işlerinde çalışırken memelerini kapatmazlardı. Bu ritüel yalnızca kadınlar için değil, erkekler için de geçerliydi. Onların da başlarını örtmelerine izin verilmezdi. Kast sisteminde en düşük seviye nedeniyle, en çok alt sınıfın kadınları tacize uğruyorlardı. Göğüsleri kapalı kadınlar, görevliler tarafından üstü çıkarılır, tacize uğrar, kötü muamele görürdü. İngiliz sömürgesi Hindistan'dan kast sisteminin en ilginç ve en trajikomik ürünlerinin başında gelen meme vergisi, özellikle kadınları canından bezdirir.
Dr. Seeba KM bu konuyu berrak bir şekilde özetler: "Meme vergisinin amacı, kast yapısını korumaktan başka bir şey değildi. Zira giyinmek; zenginlik ve refahın göstergesi olarak görülüyordu. Yoksullar ve alt kastların buna hakkı yoktu. Bu zulüm ve adaletsizliğe karşı içten içe hoşnutsuzluklar artar. 1859 yılında iki kadının çırıl-çıplak soyularak idam edilmesi bardağı taşıran son damla olur.
19. yüzyılın başlarında Chertala Köyünde Nangeli isimli bir kadın vardı. Kendine saygı duyan ve devrimci... bu gidişe "dur" der. Göğüslerini örtmeye ve vergi ödememeye karar verir. Nangeli'nin bu davranışı, feodal beylerin suratına atılan bir tokattı. Tahsildar eve geldiğinde Nangeli'nin kocası Chirkondun vergi ödemeyi reddeder. Sorun çabucak krala ulaşır. Kral büyük bir askeri birlik gönderir. Ev kuşatılır ve tahsildarlar kendinden emin bir şekilde vergi almak için Nangeli'ye ödemesini söylerler. Tahsildar, "meme vergisini öde" der. Nangeli, "bekle, vergiyi getireceğim" deyip, kulubesine geri döner. Kısa zaman sonra geri gelir. Nangeli çıktığında köylüler şaşkına dönerler. Subaylar, askerler darmadağın olur. Memesini orakla kesen Nangeli, muz yaprağının üzerinde memesini tahsildara verir, "al vergimi" der ve aşırı kanamadan oracıkta yere yığılarak ölür. Nangeli'in ölümünden sonra kocası Chirkandun karısının cenazesinin yakıldığı odaya girerek kendini ateşe atıp, canını feda eder.Bu olaylardan sonra Hindistan'da olaylar durulmaz, yoksullar ayaklanır. Kadınlar çiçekli giysiler giymeye başlar. Polis şefi, Kral Travankor Raja'nın sarayına gider, durumu anlatır. Kral Raja ısrarla ayak diretse de, kadınların artık vergisiz giyinebileceklerini ilan eder. Ayaklanmada bulunan insanların büyük çoğunluğu ölüm korkusuyla Sri Lanka'ya kaçarlar. Tarlalarda, çay bahçelerinde çalışırlar.
1859'da Hindistan İngiliz emperyalizminin etkisine girer. 1859 yılında İngiliz Valisi Charles Trevellion bu kanunu kaldırır. Halk ayaklanır. Askerler özellikle Nadar yöresinin kadınlarını hedef alır. Evlerindeki tahıllar, yiyecekler yakılır. Çetin mücadeleler sonucunda halk tam giyinme hakkını kazanır. Bu haklara rağmen ne hikmetse, halkın giyinmesine karşı kötü muameleler devam eder. 1924 yılında bu saçmalığa son verilir. Çünkü, halk özgürlülük mücadesinin içinde bulur kendisini. Anadolu'daki ulusal kurtuluş ateşi onları da aydınlatır.
Yiğit Nangeli'nin mücadele ateşini yaktığı yere bugün Mulachiparambu denilmektedir. Hint kadını onunla ve mücadelesiyle gurur duymaktadır. Nangeli'nin torunu Maniyen Velu "Onun mücadelesi bencil değildi, Travancore'un tüm kadınlarının yararına bir fedakarlıktı ve sonuçta kralı meme vergisini geri almaya zorladı." diyerek onunla gurur duyuyor. Nangeli'nin yaktığı ateş halâ yanıyor. Onun mücadeleci ve devrimci ruhu Hint kadınlarının yüreğinde yaşıyor.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren