10.06.2026

Afganistan'da yönetimi elinde bulunduran Taliban, kız çocuklarının ve kadınların eğitime erişimini süresiz bir biçimde yasakladı. Bu karar çağdışıdır!

Kadınların bilgiye, eğitime, kamusal yaşama erişiminin engellenmesi; onları yoksulluğa, şiddete ve görünmezliğe mahkum etmenin açık bir göstergesidir. Bu karar, yalnızca bir ülkenin iç sorunu değil; kadınların bir insan olarak tanınmasına yönelik küresel bir saldırı ve meydan okumadır. 

Bugün Afganistan'da yaşanan çağdışılık, dinci baskıcı yönetimlerin  kadın bedenini ve yaşamını sistematik bir biçimde hedef alındığının en bariz örneğidir.

Bu çağdışı tablo elbette Afganistan'la sınırlı değil. Benzer uygulamalar farklı coğrafyalarda da mevcuttur. Hakları gaspedilen Afgan kızların okula gönderilmemesi ülkede deprem etkisi yarattı. 

Yeni uygulamalarını dayatan Taliban'ın gerekçeleri neler?

"Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın..." 

Taliban'ın yorumu:

Bu ayet, kadınlar için "aslolanın" ev olduğunu, dışarı çıkmanın ise "istisnai" bir durum olduğunu belirtiyor. 

Taliban'a göre, eğitim bir "zaruret" değildir. 

Allah'ın "evde oturun" emri, dünyevi bir eğitim alma hakkından üstündür. Okula gitmek, bu ilahi emrin dışına çıkmak demektir.

Nisa Suresi 34. ayetteki "erkekler kadınlar üzerinde yöneticidir" hükmü gereği, Taliban kendini toplumun „baba“sı ve "Veli"si olarak görüyor. Bu gerekçelere dayanarak ülkede insanlara, özellikle kadın ve kız çocuklarına adeta kan kusturuyor. 

Kadın ve kız çocuklarının dışlanması toplumu durgunluğa, yoksulluğa ve karanlığa sürüklemektedir. Afganistan'da kadının yeri ve adı yok!

Ülkede yaşananlar yalnızca ayrımcılık değil, aynı zamanda kadını ülkenin sosyal-politik-ekonomik yaşamından çıkarma-dışlama tasarımıdır. Kadınların katılımı olmadan bir gelecek inşa edilemez. Bu uygulama tamamen eşyanın tabiatına aykırıdır. 

Taliban tarafından kadınlar ve kız çocukları tamamen insanlıktan çıkarılmıştır. Bu yetmiyormuş gibi, evde  dede, baba, erkek kardeş baskısıyla baş başalar. Ne yazık ki, Afgan toplumunda bu dramatik duruma çoğunluk ortak... Kadınlar kendi aralarında gizli, gizli çok zor ve tehlikeli de olsa Taliban'a karşı örgütleniyorlar. Çünkü kaybedecek hiçbir şeyleri yok. 

Kadın güzelliğin, iyiliğin ve yaşamın bir sembolüdür ama kadınlar bugün Afganistan'da zulmün ve korkunun gölgesinde acı çekiyorlar. Afgan kadınları beş yıldır zihinsel ve fiziksel baskılarla yaşıyorlar, eğitim ve işten yoksun kalmaktan, zorla evlendirmeye, şiddete, tecavüze ve hatta cinayete kadar... 

Tüm bu acılara karşın Afgan kadınları hâlâ ayakta, hâlâ seslerine sahip ve hâlâ hak ve özgürlükleri için savaşıyorlar. Özellikle de temel haklarının kısıtlanmasına ve yoksun bırakılmasına karşın umudunu ve direnişini sürdüren Afganistan'nın yiğit ve sabırlı kadınları taktire şayandır. Selâm olsun Afganistan'nın yiğit kadınlarına...

Ausgabe: 297 / 08.07.2026
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren