09.10.2026
Dünyanın çeşitli bölgelerinde şiddetli çatışmalar ve gerilimler yaşanıyor, barış umutları tükeniyor ne yazık ki... Bu kötü gidişe "dur!" diyecek bir ses duyacak mıyız?
Kaygılarım var.
Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devan ediyor, Yemen'deki Husi güçleri Bab el-Mandeb'te deniz taşımacılığını kontrolleri altına aldılar. İran, Amerikan üslerine ve müttefiklerine karşı yeni bir saldırıya hazırlanıyor.
Husiler, Suudi Arabistan'ın petrol sahalarını füze ve drone saldırılarıyla vuruyor. Ayrıca Husiler, Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan birlikteliğine karşı "kararlı ve acı verici bir yanıt" verileceğini duyurdu.
Ukrayna, en son drone saldırılarıyla Rusya'nın dev Yaroslavl petrol işleme tesislerini devre dışı bıraktı. Fransa Cumhurbaşkanı Makron yaklaşan enerji krizi nedeniyle G 7 ülkelerini toplantıya çağırdı. Avrupa, artan Rus hibrit saldırılarına karşı uyarılarda bulunuyor. Bunun akabinde Avrupa'da NATO-Rusya çatışması korkusu yayılıyor.
İki cephede de şiddetlenen savaş ve daha çok ülkeyi içine çekebilecek bir tehlikeli gelişme ... Kilitlenen geçiş güzergâhları, saldırılarıya uğrayan petrol, enerji tesisleri ve bunun ceremesini acı bir şekilde çekecek olan halklar... Zor günler, zor yıllar yolumuzu gözlüyor sanki.
Ortadoğu'da asıl plân; İran, İsrail-Amerika savaşı uzatılarak, bölgesel savaşı genişletmek. Almanya'nın önderliğinde Körfez ülkeleriyle yapılan gizli toplantıların niyeti ortaya çıktı. Husilerin önünü açtılar, Suudi Arabistan'ın can damarı tesislerine saldırttılar.
Plân işletildi.
Suudi Arabistan'ı köşeye sıkıştırıp İbrahim Antlaşmasına razı etmek, Türkiye ve Pakistan'ı savaşın içine çekmek.
Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova, NATO'nun Rusya ile uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığını öne sürdü. NATO'nun Arktik'te yoğunlaşan askeri faaliyetlerinin ülkesine doğrudan tehdit oluşturduğunu, Rusya'nın tüm askeri teknik araçlarını kullanmaya hazır olduğunu söyledi.
Zaharova, "NATO'nun askeri kapasitesini artırmaya yönelik plânları, sınırlı caydırıcılıktan Rusya ile potansiyel olarak uzun süreli bir çatışmaya hazırlık aşamasına geçildiğine işaret ediyor." açıklamasında bulundu.
Öte yandan İngiliz The Guardian gazetesinin haberine göre, bazı Avrupalı istihbarat yetkilileri Rusya'nın "aylar içinde" bir NATO üyesi ülkeye saldırabileceği iddiasında bulundular. Aslında Polonya'yı işaret ediyorlar. Amaç savaşı Avrupa'nın içlerine kadar çekmek. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Makron ve Polonya lideri Donald Tusk bu söylentiler için açıklamalarda bulunmuşlardı. Buna karşılık Rusya devlet başkanı Putin son açıklamasında "Avrupa ile bir çatışma plânımız yok; Kiev'i bir araç olarak kullanıyorlar. Avrupa ülkeleri durumu kasıtlı olarak gerginleştiriyor. ABD ile olumsuz ilişkilerin olmadığını, Çin ile ticaretin 240 milyar dolar olduğunu, Trump-Şi görüşmesi dünya ekonomisi için olumlu karşılandığını ve yaptırımların gayrimeşru olduğunu" nitelendirdi. Avrupa şimdilik Polonya'yı kurban seçti. Önümüzdeki günlerde, aylarda gelişmeler ne yöne evrilecek birlikte göreceğiz.
Hem Karadeniz'de, hem Ortadoğu'da yaşanan kötü gidişat, dünyanın her yerinde vahim ekonomik sonuçlar doğurabilecek bir risk oluşturmaktadır. Petrol fiyatları yükselince, mazot pahalanıyor. Mazot da pahalanınca tarımsal üretimde, taşımacılıkta maliyetler artmış oluyor. Gübre, işçilik, taşımacılık maliyetlerinin artması da etkisini markette, pazarda ve evlerimizde hissettiriyor.
Körfezde ve Kızıl Deniz'de savaş...
Ukrayna-Rusya savaşı...
Bu gidişle savaş Avrupa kapılarına dayanacak, dünyayı kaosa sokacak gibi. Savaşlar bitse de, bitmese de dünya enerji ve gıda krizine girecektir.
Savaş baronları böyle istedi.
"Cehalet, bazı ülkelerin diğerlerini istismar edebilecek kadar güçlü olduğuna ve refaha ulaşmak için kimseye gereksinim duymadıklarına inanır." (Petro Sanchez-İspanya Başbakanı)
















Share this with your friends: