Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020


2012-2013 sezonunda Spor Toto Süper Lig Kupasını Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupasını da Fenerbahçe kazandı... Yıllardır olduğu gibi şampiyonluk yarışı yine Fenerbahçe ile Galatasaray arasında geçti... Beşiktaş bazı haftalar şampiyonluğa ortak olmaya çalışsa da beceremedi... Ama en kötüsü iki eski şampiyon Trabzonspor ile Bursaspor'un şampiyonluk mücadelesinde olmayışıydı!
Spor Toto Süper Lig'in 34 haftalık periyodunda 817 kez gol sevinci yaşandı. Bu gollerin 607'si ayakla kaydedilirken, 142 gol kafa ile, 21 gol kendi kalesine ve 47 gol penaltı ile atıldı...  Sezonun gol kralı 24 golle Galatasaraylı Burak Yılmaz oldu... Ama ilginçtir ki, gol krallığı sıralamasında Burak'ın ardında yer alan altı kişi de yabancı oyuncu... 19 golle Kalu Uche ikinci, 18 golle Rogerio da Silva üçüncü sırada yer alırken, sonra gelenler 16 golle Webo ve 15'er golle Sow ile Batalla.  
Türkiye'deki yabancı oyuncular gol krallığında olduğu gibi asist krallığında da ilk sıraları aldılar... 34 haftalık periyotta yaptığı 13 asistle Bursaspor'un Arjantinli oyuncusu Batalla asist krallığında ilk sırayı alırken; Batalla'yı 10'ar asistle Tello ve Erman Kılıç, 9'ar asistle Kuyt ve Fernandes,  8'er asistle Pablo Mouche ve Randall  Azofeifa izledi.
Zaman zaman özellikle debi maçlarda tansiyonun bir hayli yükseldiği maçlarda sık sık gördüğümüz kartlara gelince...  Sezon boyunca hakemler 1446 sarı kart gösterirken, 70 defa kırmızı karta baş vurdular... 97 sarı kartla sezonun en çok sarı kart gören takımı ligden düşen Mersin İdman Yurdu... Sezonun en az sarı kart gören takımı ise 64 sarı kartlı Fenerbahçe... Sezon en fazla kırmızı kart gören takımı ise 7 kırmızı kart gören Galatasaray... En az kırmızı kart gören takımlardan biri ligden düşen İstanbul Belediye Spor, diğer son haftalarda gösterdiği başarıyla ligde kalabilen Akhisar Belediye Spor.
En ilginç ve sürpriz olaylara gelince... Sezon boyunca öylesine ilginç ve sürpriz olaylar gördük ve yaşadık ki günlerce yazsan bitmez... Ama sadece ikisini yazacağım... İlki Alex de Souza'nın Fenerbahçe'den ayrılışıydı... Fenerbahçe'de oynadığı sürece ama futbolu, ama özel hayatıyla örnek bir futbolcu olan ve  bir çok rekorlara imza atan Alex'in gönderiliş biçimi hiç hoş değildi... Öyle kovar gibi gönderilmesi Fenerbahçe'ye yakışmadı, daha görkemli bir gönderme olmalıydı.   
Diğer ilginç olay ise ligin son haftası İstanbul Türk Telekom Arena Stadında Galatasaray ile Trabzonspor arasındaki maçta yaşandı...  Futbolla az çok ilgisi olanlar bilir, derbi maçlarda süper ligde oynayan takımları temsilen üzerlerinde "Fair Play" yazılı formalı çocuklar futbolcu abilerinin ellerinden tutarak sahaya çıkarlar.
Ama her nedense sezonun son maçı olan Arena'daki Galatasaray, Trabzonspor maçında üzerinde "Fair Paly" yazılı formalarla çıkan çocukların arasında Fenerbahçe formalı olan yoktu... Fair Play formalı  çocuğun seremoniye takımlarla birlikte çıkmaması Galatasaray adına utanç verici bir tabloydu. Çünkü bu işin sorumlusu ev sahibi, yani Galatasaray... Kısacası Galatasaray, Trabzonspor maçında takımlar seremoniye çıkarken Arena'da kaybolan Fenerbahçe formalı çocuk değil; Galatasaray'ın Fair Play çizgisiydi!..
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren