Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020


Türkiye'de Spor Toto Süper Lig başladı... Futbolda heyecan, keyif ve zevk beklerken daha ilk haftalarda, sahneye " dalavere dümen" adlı bir oyun koydular... Hem de ülkede futbolunu yönetmesi ve  yönlendirmesi gereken Futbol Federasyonu bünyesinde.
Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Avcı'nın istifasıyla boşalan göreve kimin geleceği konuşulurken, tartışılırken beklenmedik bir sürprizle göreve Fatih Terim getirildi.
Türkiye'de başka bir takımda çalışmayan; Milli Takımı çalıştıracak bir çok hocanın hazır olmasına rağmen Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim'in bu göreve getirilmesi büyük sürprizdi... Sürprizin daha büyüğü ise Fatih Terim Galatasaray'daki görevinden ayrılmayacak bu sezon iki takımın sorumluluğunu birlikte yürütecek... Futbol Federasyonunun milli takımı bir hocaya ikinci görev olarak teslim etmesi ayıp!
Ayrıca Fatih Terim'in iki görevi birlikte yürütmesi  sakıncalı; neden derseniz? İleriki haftalarda Milli Takım iyi gider Galatasaray kötü olursa Galatasaray seyircileri büyük tepki gösterecek... Veya tersi olursa, yani Galatasaray iyi gider milli takım kötü olursa tüm ülkenin tepkisi olacak.
Hangi düşünce, hangi beklentiyle Fatih Terim'in 4 maçlık milli takımın başına getirildiğini şu an  hiç kimse anlamış değil,  cevapsız bir sürü soru dolaşıyor ortalıkta... Çünkü milli takımımızın kalan maçlarını kazanması yetmiyor, rakipleri de kaybetmeli.
Oysa şu an hiç bir takımı çalıştırmayan; milli takımı çalıştırabilecek kapasitede Mustafa Denizli ve Yılmaz Vural gibi bir çok teknik adam boşta; onların biriyle anlaşılıp uzun vadeli bir çalışma planı yapılabilirdi... Onlar dururken Fatih Terim'e görev verilmesi hakikaten düşündürücü... Fatih Terim'i kurtarıcı görenlerin "perde" arkası oyunları nedir ki?
Bakmayın siz hormonlu bir egoya sahip olan Fatih Terim'in milli takımdaki görevi vatan, millet, bayrak sevdasıyla kabul ettiğini açıklamasına... Perdenin arkasında işleyen mekanizmanın farklı olduğu yakında çıkar ortaya.
Çünkü Fatih Terim'in Milli Takımı çalıştırmasına izin veren Ünal Aysal  Türkiye Futbol Federasyonuyla hep kavgalıydı, başkan Yıldırım Demirören'e söylemediği kalmadı... Fatih Terim'de öyle... En son Fenerbahçe ile oynanan süper kupa öncesi futbol federasyonunun basın toplantısı teklifini Fatih Terim, federasyonun yaptığı işler doğru değil diye kabul etmemişti.
Kısacası bu sezon maskeli balo erken başladı... Maskeli balodakilerin üçü belli, diğerleri merak ediliyor, yakında bu tezgahın altında ne oyunların olduğu su yüzüne çıkar...
Çünkü kısa sürede oluşan bu garip gelişmeler beraberinde bir çok cevapsız soruyu da getirdi....  Acaba ne oldu da bir kaç gün içinde Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Galatasaray Başkanı Ünal Aysal ve Fatih Terim ahbap çavuş ilişkisini arttırarak kuzu sarması gibi oldular?
İstanbul'a döneli uzun yıllar olmasına ve geldiğim günden itibaren spor arenasının içinde bulunmama rağmen bazı olayları hala çözemedim...  Türkiye'ye dönüp geldiğime hiç bir zaman pişman olmadım, burada oldukça keyifliyim, mutluyum "sadece"  spor medyasının ve futbolun içindeki bazı olaylardan rahatsızım... Şan şöhret, kalite her şey var; ama nedense herkes birbirinin kuyusunu kazıyor, dedikodu üretenler çoğunlukta, hır gür, ağız dalaşı, yani ruhsal huzur yok buranın spor arenasında... Bunun için bazen keşke "spor arenasına" tekrar dönmeseydim diye düşündüğüm oluyor...
Yazımı bir fıkra ile noktalıyorum... Belki duymuşsunuzdur... Kocasıyla ağız dalaşı yapan kadın şöyle bağırır  "Unutma ki, bu eve koltukları, perdeleri, mutfak takımlarını, çamaşır ve bulaşık makinesini getiren benim. Ben gelmeden önce senin neyin vardı ki?"... Adam için çekerek cevap verir "Huzurum vardı huzurum"
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren