Sayı | Ausgabe: 240 (13.10.2021)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 10.11.2021

17.02.2021

Her birimiz, yaşam içinde bilinçli veya bilinçsiz olarak kendimizle ilgili bir “benlik”  (kişilik imajı) oluştururuz. Oluşturduğumuz bu benlik, bizim gerçek doğal benliğimizle çoğunlukla çok alakalı olmayabilir, çünkü neredeyse % 95 bilinçsizce oluşmuştur. Her birimiz, yaşam içinde bilinçli veya bilinçsiz olarak kendimizle ilgili bir “benlik”  (kişilik imajı) oluştururuz. Oluşturduğumuz bu benlik, bizim gerçek doğal benliğimizle çoğunlukla çok alakalı olmayabilir, çünkü neredeyse % 95 bilinçsizce oluşmuştur. 
Gerçek değerlerimizle uyumlu olan farkındalıklı adımlar atmak için, öncelikle oluşturmuş olduğumuz bu “sahte” beni bırakabilmemiz, davranışlarımızın arkasında yatan gerçek nedenleri anlamamız ve aşağıda yer alan üç soruyu cevaplayabilmemiz çok önemli:
• Yaptıklarımı ne için yapıyorum?• Benim yaşam kalitemi belirleyen neler?• En iyi versiyonumu yaşayabiliyor muyum?
Bu sorulara cevap verebilmemiz bizleri,  tüm kadim toplumların, felsefenin, semavi dinlerin insan oğluna söylediği “kendini tanı, kendini bil” alanına yönlendirmekte,  bize yüklenen kodları keşfedip özgürleşmemiz, “fabrika ayarlarımıza” ulaşmamız ve gerçek değer ve ihtiyaçlarımızla uyumlu olacak şekilde yolumuzda farkındalıkla ilerlememizi sağlar. Gerçek değerlerimizle uyumlu hareket ettiğimizde, bizim için anlam ifade eden yolda olacağımızdan, içsel motivasyonumuz da devreye girerek bizi başarıya taşır. 
Analitik Psikolojinin kurucusu olan İsviçre’li Psikiatrist Carl Gustav Jung’un da dile getirdiği gibi, bilinçdışı ile bilinç arasındaki bağın sağlanması adım adım mümkündür. Kendimize giden yolda yola almaya başladığımızda, bizleri sınırlayan kalıplardan özgürleşebilir, korku, kaygı, öfke gibi olumsuz duyguları yönlendirmeyi öğrenebilir ve hem özel hem de profesyonel hayatımızda fark yaratan ve yaşam kalitemizi arttıran duygusal zeka yetkinliklerimizi geliştirebiliriz. 
Diğer yandan, 2020 yılında ortaya çıkan ve tüm dünyadaki insanları zorlayan yeni korona virüs, yavaş yavaş günlük gerçekliğimizin bir parçası haline geldi. Dış faktörlerin yarattığı ilave stres ve kaygı, iç dünyamızı da etkilemektedir. Bizim kontrolümüz dışında gelişen bir durum olduğundan, kesinlik ve konfor ihtiyacı ilk sırada olan tüm bireylerin, bu dönemde hissettiği korku ve kaygı oranının oldukça yüksek olduğunu görüyoruz. 
Tüm dünyanın geçmekte olduğu bu zorlayıcı süreçte, stres, korku, kaygı, öfke, üzüntü gibi duygu ve düşünceleri yönlendirebilmek için, onları yargılamadan, varlıklarını kabul etmemiz, adlandırmamız, onları yönetilebilir bir boyuta getirmemiz için yardımcı olur. Böylelikle bu olumsuz duygu ve düşüncelerin üzerimizdeki etkisini yarı yarıya azaltmış oluruz. Bununla birlikte, odağımızı kendi kontrolümüz alanında olan yapabileceklerimize yönlendirmemiz ise, bu kriz dönemini kendi gelişimimiz için bir fırsat haline getirebiliriz. 
Duygu yönetimini de içeren duygusal zeka yetkinliklerini geliştirmeye, kendimizi tanımaya yönelik kişisel liderlik, iş-yaşam dengesi, karakter özelliklerine ilişkin koçluk gelişim çalışma programlarının içerikleriyle ilgili ayrıntılı bilgileri www.nilgulozturk.com web sitesinden öğrenebilirsiniz.    

Sağlıkla ve sevgiyle kalınız...

 

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren