Sayı | Ausgabe: 240 (13.10.2021)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 10.11.2021

14.04.2021

Belirsizliği yoğun olarak yaşadığımız,  dünyayı sarıp kavuran ve tüm şehirleri adeta boş bir arenaya dönüştüren,  olmaz dediklerimizin olduğu, sağlığın, insan sıcaklığının ve sosyal dayanışmanın önemini yoğun olarak deneyimlediğimiz bu dönem,  hem bireylere, hem de işletmelere, dayanıklı, kararlı ve esnek olmamız gerektiğini öğretmiştir. Belirsizliği yoğun olarak yaşadığımız,  dünyayı sarıp kavuran ve tüm şehirleri adeta boş bir arenaya dönüştüren,  olmaz dediklerimizin olduğu, sağlığın, insan sıcaklığının ve sosyal dayanışmanın önemini yoğun olarak deneyimlediğimiz bu dönem,  hem bireylere, hem de işletmelere, dayanıklı, kararlı ve esnek olmamız gerektiğini öğretmiştir. 
Pandemi dönemi, getirmiş olduğu zorluklarla beraber, kendi kişisel gelişimimiz için de alan yaratmıştır.  Bu çerçevede, yaşamakta olduğumuz bu dönem, bir çok birey ve işletme için, geliştirdikleri farkındalık ile krizi bir fırsata dönüştürme, yaratıcılık için alan yaratmaya vesile olmuş olabilir.  “Krizi asla boşuna harcama.” demiş Winston Churchill. Her kriz, beraberinde fırsatlar da getirir. 
Dış dünyamızda belirsizlik devam ederken, odağımızı kendi kontrolümüzde olan yapabileceklerimize ve ulaşmak istediğimiz hedeflerimize yönlendirerek kendi kişisel mutluluğumuz ve sürdürülebilir iyi hissetme (well-being) halimiz için çalışmalar yapabiliriz.
Bilimsel araştırmalar, mutluluğun dış faktörlere bağlı olma oranının çok düşük olduğunu, tamamen bizim kendimizle, içimizdeki duygusal dengeyle, iç huzurumuzla alakalı olduğunu ortaya koymuştur. 
Mutluluk, doğamızın var olma halidir. Doğuştan sahip olduğumuz kaynaklarımızı keşfedip, potansiyelimizi harekete geçirerek bizim için anlam ifade eden yolda bulunmakla, hem mutluluk, hem de başarı halimizi deneyimlemiş oluruz aslında. Hayatımıza neyin anlam kattığının farkındalığını geliştirdiğimizde, hem özel, hem de profesyonel yaşamımızda, hep peşinde koştuğumuz otantik mutluluğun yaratıcısı olabiliriz. 
Bizim için anlam ifade eden ve değerlerimizle uyumlu bir yolda bulunmamız, sürdürülebilir olan içsel motivasyonumuzu harekete geçirir. Böylelikle, bir çok alanda “kazan-kazan” durumları yaratırız. Yaratıcı, pozitif düşünen, motivasyon dolu, yılmadan, zevkle çalışan, yaptıklarını tutkuyla yapan ve mutlu bir birey olarak önümüzdeki tüm kapılar teker, teker açılır ve hayal olan hedefimizi  yaşamak sadece bir zaman meselesinden ibaret olur.  
Bizim için anlam ifade eden yolda ilerlemeyi seçerken, yöntemler her birimiz için farklı ve biricik olabilir. Kaçınılmaz olan ise, bu yola çıkmamız gerektiğidir. Aksi halde gitmek istediğimiz yöne değil, her geçen gün hızla değişen dış dünyanın bizi sürüklediği yöne amaçsızca biz de sürüklenebiliriz. 
Bununla birlikte, mutluluğun, organizasyon ve kurumsallar için de bir işletme başarısının arkasında yatan işletme stratejisi/işletme kültürü de olabileceğini gösteren bir örnek paylaşmak istiyorum. 
Tony Hsieh, ortağı olduğu firmasını 265 milyon ABD dolarına Microsoft firmasına satışını yaparak Genel Müdürlüğünü üstlendiği Zappos firmasını çok kısa süre içinde yine milyon ABD Doları ciro yapan bir işletme haline taşımıştır. Kısa sürede gerçekleşen bu işletme başarısının ardında, Tony Hsieh’nin, Zappos firmasını,  müşterilerine “mutluluk sunan” ve çalışanların mutluluğu için sorumluluk alan bir işletme haline getirmiş olmasında yatmaktadır.  Mutlu çalışanlar, en iyi performansı göstererek mutlu müşterilere vesile olmuştur, mutlu müşteriler ise işletmeye para kazandırmıştır.  
Durumlar ve olaylar, kısa vadeli değil, uzun vadeli, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler üreten bir sistem açısından değerlendirilince, geri dönüşümler de tatmin verici olmaktadır.  Böylelikle,  mutluluğun, bir işletme başarısının ardında yatan işletme stratejisi de olabileceğini  görüyoruz. 
Çalışanlarının gelişimini ve  iyi hissetmelerini esas alan öncü kurumlardan biri olan Google, 2007 yılından bu yana, çalışanlarına nörobilim ve “mindfullness” temelli duygusal zeka yetkinliklerinin gelişimine yönelik başlattığı, günümüzde liderlik olarak konumlandırdığı bir program sunmaktadır. 
Sonuç olarak, dış faktörlere bağlı, kalıcılığı ve sürdürülebilirliği en kısa olan  zevk ve eğlence odaklı mutluluktan ziyade,  “flow” dediğimiz, akışın/teslimiyetin getirdiği iç huzurda kalarak, zamanımızı ve enerjimizi anlam  üzerine düşünerek harcamamız, bizleri daha kalıcı ve sürdürülebilir mutluluğa taşıdığını, bu konuda yapılan bilimsel araştırmalarca ortaya konmuştur.
Strateji ve gelişim konularını ele almak isteyen, Viyana kayıtlı işletmeciler, koçluk ve yönetim danışmanlığı hizmetinden teşvikli olarak faydalanabilirler. Bilgi için: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.;Web: www.clubhappinesssuccess.com / Instagram: club_happiness_success
Sağlık, mutluluk ve başarıyla kalınız!

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren