Sayı | Ausgabe: 216 (15.10.2019)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 12.11.2019

28.03.2018

 

Bir erkeğin peşinden gitmek çok ilginç bir durum. Tüm alışkanlıklarını, o zamana kadar bildiğin herşeyi unutup birinin peşinden gitmek sanıyorum ki ancak ve ancak çok küçük yaşlarda yapılabilir.Bir erkeğin peşinden gitmek çok ilginç bir durum. Tüm alışkanlıklarını, o zamana kadar bildiğin herşeyi unutup birinin peşinden gitmek sanıyorum ki ancak ve ancak çok küçük yaşlarda yapılabilir.Gençken gözü daha kara oluyor insanın… Korku nedir bilmiyor…  Korkular, acabalar sonradan oluşuyor. Ben 30’undan sonra hayatının 180 derece değiştiren, farklı bir limana doğru yol alan insanları gönülden destekliyorum. Çünkü onlar korkularıyla baş etmeye çalışıyorlar, korkunun istemediğini yapmak için büyük adımlar atıyorlar. İnanın  onları ayakta alkışlıyorum.Bir yaştan sonra çok zor duvarlarınızı kırmak, alışkanlıklarınızı değiştirmek…İşte öyle bir genç kadın tanıdım geçenlerde. Bana sosyal medya aracılığıyla ulaşmış. Yazılarımı okumuş, danışmak istiyor. Kimsenin hayatını değiştirmek, nasihat vermek ya da yönlendirmek gibi niyetim yok ama sorulan sorulara da cevap vermeden duramıyorum.Bahsedeceğim okuyucumun nişanlısı doktora yapmak için Viyana’ya yerleşecekmiş. İnternette araştırma yapmış. Viyana için yaşanması en güzel yer diyorlar, kime göre neye göre bilmiyorum ama bir sürü şehri solladığına göre vardır bir gerçekliği… Ben de gitmeli miyim? Diye sormak istemiş Ayşegül Hanım. “Gitmezsem onu kaybedeceğim” diye yazmış.“Orası nasıl bir dünya? Hep yazılarınızdan okudum? Bana şans var mı? Diye sormak istedim. Şu anda kafam çok karışık.”  diye başlayan upuzun yazılarını dikkatle okudum. Sonuçta insanın hayatı, geleceği söz konusu…  Böyle durumlarda insanların yaptığı en büyük hatalardan biri korkularına teslim olmak. Kafamızda büyüttüğümüz olaylar yüzünden bazı şeyleri önümüze büyük engeller olarak koyuyoruz. Acaba yapabilir miyim? Gidersem ne olur? İnsanlar ne der? Yeterli eğitimim yok? Ya alışamazsam…Şu anda Viyana’da yaşayıp da zorluk yaşamayan var mı? Hayatın kendisi zaten bu! Yaşamak, acı çekmek, bir şeyleri başarmak ya da kaybetmek… Yaşamanın manası bu! Hal böyle olunca ona “Uç kızım uç” dedim. Uzaklara git! Kim ne söyler diye düşünme!  Aşkın için gitsen de üret, öğren, geliş dedim.Söylediğim hiçbir şeyden pişman olmadım bu zamana kadar. Ayşegül ne yaşarsa yaşasın onu çok daha iyi günler bekliyor… Biliyorum, hissediyorum… Aslında bu yazımı beni okuyan herkese gönülden armağan ediyorum.Yeniliklerden asla korkmayın! Yaşam bir devinim içerisinde, sürekli değişiyor.  Siz ona karşı olup  standart hale gelmeyin.  Gidin, değişin ve öğrenin… Bu yaştan sonra demeyin… Her yaşta değişmek, başarmak mümkün! Yeter ki korkuyu alt etmeye karar verin! Sevgiler,

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren