Sayı | Ausgabe: 216 (15.10.2019)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 12.11.2019

30.07.2018

İki yıla yakın bir süredir bu köşeden çeşitli hikayeler anlatıyorum. Ayrımcılığa uğruyorsanız buyrun birlikte çözelim diyorum. Gördüklerimi, duyduklarımı bana gelen e-postaları sizinle paylaşıyorum. Bir nevi sırdaşlık yapıyoruz birbirimize… Bana derdini, sorununu anlatan hiç kimse bir güven sorunuyla karşılaşmadı ve karşılamaz da! Çünkü benim sizlerle aramdaki bağ son derece kuvvetli ve özel…İki yıla yakın bir süredir bu köşeden çeşitli hikayeler anlatıyorum. Ayrımcılığa uğruyorsanız buyrun birlikte çözelim diyorum. Gördüklerimi, duyduklarımı bana gelen e-postaları sizinle paylaşıyorum. Bir nevi sırdaşlık yapıyoruz birbirimize… Bana derdini, sorununu anlatan hiç kimse bir güven sorunuyla karşılaşmadı ve karşılamaz da! Çünkü benim sizlerle aramdaki bağ son derece kuvvetli ve özel…Ayrımcılık, Almanca öğrenmek, Türkiye’deki asgari ücret’in durumu, evlilik gibi bir sürü probleme parmak bastık. Ve tüm bunları aydınlatır gibi Mesut Özil’in açıklamaları gündeme bomba gibi düştü! “Kazanınca Alman, kaybedince göçmen olmak” sözü slogan oldu. Dünya’nın her yerinden Özil’e destek yağıyor. Peki ayrımcılık sadece futbolun içinde mi var? Biraz konuyu açalım istiyorum. Örneğin bir tane ben anlatmak istiyorum. Biraz abartılı olacak belki de sadece biz Türkler ayrımcılığa uğramıyoruzdur. Mesela sizce bir Alman Avusturya’da ayrımcılığa uğramış olabilir mi? Yok canım dediğinizi duyar gibiyim. Hemen anlatayım. Geçtiğimiz yıl Alman arkadaşımla birlikte Paulanergasse’de maç izleyecek bir yer arıyoruz. Tabii ki Alman ligi Avusturya’da da çok önemli ya da biz öyle düşünüyoruz. Bir küçük pub’a girip maçı açıp açmayacaklarını sorduk. Elbette ki pub’ın sahibi Avusturya’lı… Arkadaşımın yüzüne bakıp son derece gıcık bir ifadeyle “İlgilenmiyorum” dedi. Ve Avusturya’nın maçlarını izleyeceklerini söyledi. Biz neye uğradığımızı şaşırdık. Ve bize birden sırtını dönüverdi. Arkadaşıma “Bence sen şu anda ayrımcılığa uğradın” dedim. İlk başta anlamadı ama sonradan kafasına dank etti. Evet, Avusturyalı adam ona ayrımcılık yaptı. Müşteri velinimettir diye de düşünmedi. Ama  bir Türk restoranına gitseydik hemen açarlardı bundan eminim. Yani diyeceğim o ki nereden ne tür ırkçılığa uğrayacağız belli değil. Ama biz yine de uyumumuzu sağlayacağız, ortak yaşamda haksız olan taraf kesinlikle olmayacağız.Peki ben bir küçük ayrımcılık hikayesi anlattım. Sizde neler var merak ediyorum. Evde, işte, markette, sokakta başınıza neler geliyor?Özil, geçmişte kendisini Alman hissettiğini söylemesine rağmen başına bunlar geliyorsa siz neler yaşıyorsunuz ya da geçmişte yaşadınız?İşe girerken, okula kabul edilirken, evlenirken sadece Türk olduğunuz için size şüphe ile yaklaşıldığını düşündüğünüz durumlar oldu mu?Kendinizi rahat hissedin ve bana rumuz kullanarak da yazabilirsiniz.Hepinize sevgilerimi sunuyorum

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren